Emeklilere Müjde

Mayıs 14, 2009

SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur emeklileri arasında maaş farklılıklarını ortadan kaldıran İntibak Yasa Tasarısı Başbakanlık a gönderildi…

Emekliler arasındaki maaş farklılıklarını gidererek, şu anda 620 lira olan en düşük emekli aylığını 900 liraya çıkaracak olan İntibak Yasa Tasarısı Başbakanlık’a gönderildi. Yasa tasarısı, SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur emeklileri arasında maaş farklılıklarını giderilerek, şu anda 620 lira olan en düşük emekli aylığının 900 liraya çıkarılmasını öngörüyor. Tasarıyla üst gösterge tablosundan aylık veya gelir alanların intibakları, bulundukları derece ve kademelere göre yükseltilecek. İşçi emeklileri, haksızlığın düzeltilmesi için yasanın çıkmasını bekliyor. Düzenlemenin maliyetinin 3.5 ile 4 katrilyon TL’yi bulması bekleniyor. Geçmişe dönük hakların iadesini içermesi sebebiyle önümüzdeki günlerde IMF ile yapılacak anlaşmada en önemli pazarlık konularından birisini de bu tasarı oluşturuyor.

İŞTE TASARI

İntibak Yasası olarak anılan ve Başbakanlığa gönderilen tasarı şöyle: “Mevcut gösterge tablosundan gelir ve aylık alanlar, ekte düzenlenen yeni gösterge tablosu esas alınarak yukarıya doğru intibaklandırılır. Yaşlılık, maluliyet ve ölüm sigortasından aylık veya gelir alanlara uygulanan oran, 506 sayılı kanunun 61′inci maddesindeki esaslara göre arttırılır veya azaltılır.”


Atatürk Büstünü Yıkan İneğe Sürgün!

Mayıs 12, 2009

Malatya’dan bu kadar olur dedirtecek haber. Elinden kaçıp okul bahçesindeki Atatürk büstünü yıkan ineği sahibi sürgüne yollarken müdürlük de soruşturma açtı

İnek okuldaki Atatürk büstünü kırdı, Milli Eğitim Müdürlüğü soruşturma açtı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Kadiruşağı köyünde okul bahçesindeki Atatürk büstü, köydeki bir inek tarafından kırıldı. Konuyla ilgili olarak Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından soruşturma açıldı ve köylülerin ifadesi alındı. İneğin sahibi, ceza alma korkusuyla ineği çevre köydeki bir yakınına verdi.

Kadiruşağı köyü sakinlerinden olan ineğin sahibi Gül Kılıç, ineğin büstü kırdığını okuldaki öğrencilerden öğrendiğini söyledi. Kılıç’ın eşi Mevlüt Kılıç da kendilerine ait büyükbaş hayvanın neden olduğu bir kazanın ardından açılan soruşturma nedeniyle korktuklarını anlattı. Soruşturma devam ederken ineği İnekpınarı köyünde ikamet eden bir yakınlarının yanına gönderdiklerini kaydeden Kılıç, soruşturma kapsamında verdikleri ifadelerinde bir kasıt olmadığını söylediklerini aktardı.

Soruşturma için bir müfettiş görevlendirildiğini açıklayan Yeşilyurt Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, alçıdan yapılmış büstün dayanıksız olduğunun tespit edildiğini, soruşturmanın ardından daha sağlıklı bir büst yaptırılacağını kaydettiler.

[flv]http://video.haber7.com/video_contents/12052009155716.flv[/flv]


Kütahya İrticada İlk 10′da Girdi !!!

Mayıs 11, 2009

Kütahya öyle bir listede ilk 10′a girdi ki akıllara zarar! Şener Eruygur illeri ‘irticai tehdit’e göre sıralamış. Ele geçerilen belgede şehirlere ham puan ve sayısal not verilmiş. Bu listeye göre ilimiz Kütahya 9. sırada. Listede  Bursa’dan sonra gelen Kütahya’yı, Erzurum ve Sakarya takip ediyor. İşte gülsek mi ağlasak mı dedirten olay…

irticaEruygur’da bulunan bir belgede ‘irticai tehdit’ sıralamasında İstanbul birinci. İstanbul’u Ankara, Diyarbakır, İzmir ve Konya takip ediyor. Antalya’nın karnesi Erzurum ve Kayseri’den daha kötü

Ergenekon davası sanıklarından eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur’da ele geçirilen belgeler arasında, 81 ilin bulunduğu, “İllerin İrticai Tehdit Durumuna Göre Sıralandırması” isimli bir belge de yer aldı. “Gizli” ibareli belgeye göre, İstanbul “irticai tehdit” sıralamasında birinci sırada. İstanbul’u, Ankara ve Diyarbakır takip ediyor.

Bir raporun eki olduğu tahmin edilen ve kim tarafından, hangi tarihte hazırlandığına dair bir bilgi bulunmayan belgeye göre, iller, “ham puan” “sayısal not” “harf grubu” ve “sınıf” gibi ölçütlerle değerlendirilmiş.

Listeye göre, irtica tehdidinin en yoğun olduğu 16 il A kategorinde gösteriliyor. Bu illerin 100 üzerinden puanı ise 85 ve üstünde. B sınıfında 14, C grubunda 12, D grubunda 22, E grubunda 9 ve F grubunda ise 8 il yer alıyor.

120090511081149


Herkese Vizesiz Avrupa

Mayıs 9, 2009

ab_turkiyeAB-Türkiye Karma Parlemento Başkanı Lagendijk “Türkler’e en azından 3 ay vizesiz giriş için AB’nin karar zamanı geldi” dedi. TIR şoförü Mehmet Soysal’ın Berlin Eyalet Mahkemesi’nde açtığı ‘vizesiz Avrupa’ davasını kazanmasıyla başlayan AB ülkelerine ‘vizesiz girebilme’ girişimlerinin somutlaşması yönündeki çabalar sürüyor. Avrupa Parlamentosu’nda (AP) düzenlenen, Türk vatandaşlarına uygulanan vizenin tartışıldığı toplantının ardından Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, AB’nin Türkiye’ye karşı vize politikasını değiştirme zamanı geldiğini söyleyerek, Avrupa Adalet Divanı’nın kararından memnun olduğunu söyledi.

Lagendijk ‘Mahkemenin kararı Türk işadamları gibi belli bir kesimi kapsıyor. Fakat bu süreç tüm Türk vatandaşlarının vizesiz Avrupa’ya gelebilmesini sağlayabilir. En azından 3 ay turistik veya tedavi gibi amaçlarla Türkler’in Avrupa’ya vizesiz girişleri mümkün olabilir. Komisyon’un mahkemenin kararını yorumlayarak açıklığa kavuşturması gerekli’ dedi. Bu arada Avrupa Adalet Divanı’nın kararı AP’de tartışıldı. Adalet Divanı’nın vize ile ilgili karar aldığı Soysal davasında görev alan Alman hukukçu Klaus Dienelt, vize sisteminin 1973’ten beri hukuka aykırı olduğunu dile getirerek vize konusunda ortak bir karara varılması gerektiğini belirtti.


Şampiyon Yoğum Bakımda

Mayıs 1, 2009

Dünya ve olimpiyat şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu`nun havale geçirdiği ve bu nedenle hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Zafer Çukurova, AA muhabirine yaptığı açıklama, `sabah saatlerinde hastaneye getirilen Süleymanoğlu`nun `konvülziyon` yani havale geçirdiğinin tespit edildiğini` söyledi.

Hemen tedaviye alınan Süleymanoğlu`nun havalesinin sona erdiğini ifade eden Çukurova, `Havale beyin kanaması veya diyabet nedeniyle olabilir. Hastanın diyabeti varmış zaten. Bunun sebebi araştırılıyor` dedi.

Çukurova, ayrıca Süleymanoğlu`nun hastanenin yoğum bakım servisinde tutulduğunu da sözlerine ekledi.


Adres Bildirimi Yapmayanlara 322 TL Ceza!

Mayıs 1, 2009

15 Mayıs 2009 tarihinden itibaren,adres bildirimi yapmayanlardan 322 TL, gerçeğe aykırı adres beyanında bulunduğu tespit edilenlere ise 646 TL İdari para cezası uygulamasına başlanıyor..

15 Mayıs 2009 tarihinden itibaren, adres bildirimi yapmayanlardan 322 TL,gerçeğe aykırı adres beyanında bulunduğu tespit edilenlere ise 646 TL İdari para cezası uygulamasına başlanıyor..

26.04.2006 tarih ve 5490 sayılı yasa ile Adres Bildiriminin yapılması zorunlu hale getirilmiş ve Bildirimin 20 Günlük süre içerisinde yapılmaması halinde 322 TL,Gerçeğe aykırı Adres Beyanı halinde ise 646 TL Ceza uygulaması Başlıyor.

29.04.2006 tarih ve 26153 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 26.04.2006 tarih ve 5490 sayılı yasa ile yerleşim yeri adresinin bildirilmesi zorunlu hale getirilmiş ve ilgili yasa hükümleri gereği elektronik ortamda ulusal adres veri tabanının oluşturulması, nüfus kayıtları ile adres bilgilerinin ilişkilendirilmesinin sağlanması görevi ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü görevlendirilmişti.

26.04.2006 tarih ve 5490 sayılı yasa ile Adres bildirimi zorunlu hale gelen vatandaşlardan 20 gün içerisinde bildirim yapmayan veya Gerçeğe aykırı beyanda bulunanlardan tahsil edilmesi gereken maddi para cezalarının tahsil yöntemi ile ilgili çalışmalar sürdürülüyor.5490 sayılı yasanın 50. maddesi gereği Adres Bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyen vatandaşlardan 322.TL, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara de 646 TL idari para cezası kesilmesi gerektiği ancak ‘’Tebligat Kanunu’’Hükümleri gereği bu cezanın ilgililere ne şekilde tebliğ edileceği tartışma konusu. Olması ve ‘’Kabahatler Kanunu ‘’ gereği Cezanın tahsilatının yapılabilmesi için Tebliğ zorunluluğu bulunması nedeniyle Bugüne kadar tahsil edilmeyen bu ceza uygulamasına,20.04.2009 tarihinden itibaren Ceza uygulamasına başlanması için Nüfus Müdürlüklerine talimat verildiği bildirildi.

Yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişilerin yazılı beyanı esas alınacak. Bildirim, nüfus müdürlüklerine ve dış temsilciliklere adres beyan formuyla yapılacak. Yerleşim yeri adresi aynı konut olan ailenin ergin fertleri birbirlerinin yerine adres beyanında bulunabilecekler.

Noterden verilen temsil yetkisini ve bunun kapsamını belirten yazılı belgeyi ibraz edenler kişilerin adresleri ile ilgili beyanda bulunabilecek.

Çocukların ve kısıtlıların adresleri veli, vasi, kayyım, bunların bulunmaması halinde, çocuğun büyük ana, büyük baba veya ergin olan kardeşleri ya da çocuğu yanında bulunduranlar tarafından bildirilecek.

Huzur evi, yetiştirme yurdu, cezaevi, öğrenci yurdu gibi yerlerde kalanların adreslerinin bildirimleri ilgili kurum yetkililerince, bildirim yapamayacak durumda olan kimsesizlerin bildirimleri ise muhtarlar tarafından yapılacak.
Vesayet altındakilerin yerleşim yeri adresleri, bağlı bulundukları vesayet makamınca bildirilecek.

Adres bildirimi şahsen, posta veya elektronik posta ile yapılabilecek. Vatandaşların adreslerini nüfus müdürlüklerine bildirmeleri ve Adreslerinde meydana gelebilecek değişiklikleri de en geç 20 gün içerisinde en yakın nüfus müdürlüğüne bildirmekle yükümlü kılındı ve Adres bildiriminde bulunmayanların veya yanlış adres beyanında bulunan vatandaşların da maddi para cezası ile cezalandırılması hükme bağlandı.

26.04.2006 tarih ve 5490 sayılı yasa ile Mülkî idare amirince bu Kanunun 50 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kişilere 322 YTL, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 646 YTL idarî para cezası verilmesi hükmü getirildi.

Yurt dışında verilen idarî para cezaları, işlem sırasında mahallî para karşılığı verildiği ülkede konsolosluk hâsılatının tahsil edildiği para birimi üzerinden tahsil edilecek.

Bu Kanuna göre;

a) Her türlü doğal afet, gasp, hırsızlık, yangın ve terör nedeniyle nüfus ve aile cüzdanlarının kaybedilmesi, nüfus olaylarının bildirim yükümlülüğünün yerine getirilememesi hallerinde, bu maddede belirtilen idarî para cezaları uygulanmaz. Denilerek, bu nedenle vatandaşların Adreslerini 20 gün içerisinde adlarına kayıtlı bulunan Elektrik, su veya telefon faturalarından biri ile en yakın Nüfus müdürlüklerine başvurarak Adres bildirimini yapmaları ve adres değişikliklerinde de aynı yöntem ile adres değişikliklerini kütüklerine işlettirmeleri gerekmektedir. Vatandaşların cezalı duruma düşmemesi için mutlaka adres beyanında en geç 20 gün içerisinde bulunmaları gerektiği yetkililer tarafından hatırlatıldı. Yetkililer,Sistem sayesinde, Yerleşim yeri adres belgeleri ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde, adres bileşenleri ile tanımlanmış tüm adreslerin tutulduğu Ulusal Adres Veri Tabanı (UAVT) bilgileri, nüfus kütüklerindeki kişi kayıtları ile ilişkilendirilerek, Kimlik Paylaşım Sistemi (KPS) üzerinden kurumların istifadesine sunulacaktır.Ülke genelinde tüm kurumlara, adres ile ilgili iş ve işlemlerde bu bilgileri kullanma zorunluluğu getirilmiştir. Adres bilgilerinin kurumlarla paylaşılması güvenlik, ekonomi, sağlık ve eğitim başta olmak üzere değişik alanlarda hizmet veren kurumların çalışmalarına temel teşkil edecek ve kişilerin hayatını kolaylaştıracaktır.

Adres Kayıt Sisteminin amacına ulaşabilmesi, adrese ilişkin bilgilerin güncel ve sağlıklı olarak tutulması adres değişikliklerinin zamanında ve doğru olarak bildirilmesi ile mümkündür. Kişilerin yerleşim yeri (İkamet ) ve diğer adreslerini şahsen bildirmeleri esastır. Bu bildirimler; İlçe Nüfus Müdürlüklerine, Dış Temsilciliklere, Adrese dayalı hizmet alınacak kurumlara ( belediye, elektrik ve su idareler) 20 iş günü içinde şahsen, iadeli taahhütlü posta, kargo veya sayısal imza kullanılarak yapılabilecektir. Kamu hizmetlerinde ve resmi işlerde bu sistemde kayıtlı adresler esas alınacağından, vatandaşların hizmetlerden hızlı ve etkin yararlanabilmeleri için Adres değişikliklerini Nüfus Müdürlüklerine 20 iş günü içerisinde bildirmeleri gerekmektedir. “dedi.

Kalaycı, engellilik, yaşlılık, hastalık gibi beyanda bulunmaya engel hali bulunanlardan yerine beyanda bulunabilecek yakını olmayan kimselerin adres kayıtlarına ilişkin bildirimleri; bağlı bulunduğu mahalle ve köy muhtarı nüfus müdürlüklerine bildirmekle yükümlü olduklarını söyledi. Kalaycı, açıklamasında şu bilgileri verdi: “Adres Kayıt Sisteminde Gerçeğe aykırı yerleşim yeri veya Cüzdan Talep Belgesi veren Köy veya Mahalle Muhtarları ile her hangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanlar ve bunlara tanıklık edenler altı aydan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere 322 TL, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 646 TL idari para cezası verilecektir. Bu nedenle, Adres Kayıt Sistemine kaydını yaptırmayan vatandaşlarımızın bir an önce yerleşim yeri Nüfus Müdürlüğüne uğrayarak Adres Kayıt Sistemine kaydının yapılması için bildirimde bulunmaları gerekmektedir.”denildi.


Kısa Dönem Askerlik Kalkıyor

Mayıs 1, 2009

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un ‘’Bedelli askerlik yok’’ diyerek ileride de tek tip askerliğe geçileceği yönünde mesaj vermesi, TSK’daki yeni konsept çalışmalarını da gözler önüne serdi.

Yapılanmanın tamamlanması ile birlikle, yedek subaylık tamamen kalkacak. Herkes 12 ya da 15 ay erlik yapacak. Takım komutanı ihtiyacını, yedek subaylar yerine, sözleşmeli subaylarla karşılanacak.

2008’in Mayıs ayından itibaren 6 komando tugayına artık yedek subaylar alınmıyor. Aralık 2009’dan itibaren de erler alınmayacak. Bu 6 tugay tamamen subay astsubay ve uzman erbaşlardan oluşacak. Böylelikle terörle mücadelede görev alan tamamen profesyonel yaklaşık 9 bin 500 kişilik bir birlik oluşacak.

TSK, zaman içerisinde “Profesyonel askerlik ile mecburi askerlikten oluşan bir sisteme” geçecek. Daha önce tümen-alay esasına dayalı olan kuvvet yapısını, tugay-tabur esasına çevrildi. Subay ve astsubaylarına ilaveten uzman erbaş sistemi ile de profesyonel orduya geçişte mesafe kaydedildi.

Profesyonel ordu çalışmaları tamamlandığında, zorunlu askerlik hizmeti de tek olacak. Yedeksubaylık ve kısa dönem erlik kaldırılacak. Herkes celp dönemlerindeki ihtiyaca ve yükümlü sayısına göre, 12 ya da 15 ay erlik yapacak. Yurt dışındakiler için dövizli askerlik devam ederken, yurt içinde ancak her celp döneminde askere alınacak yükümlü sayısı, ihtiyaç duyulandan çok ise bedelli askerlik gündeme gelecek. Genelkurmay, bugünkü şartlarda 2013 yılına kadar bedelli askerliğin gündeme gelmeyeceğini hesaplıyorlar.

TSK’daki reform çalışmalarının ilk aşaması askerlik süresinin kısaltılması ve profesyonel ordu faaliyetleri oldu. 18 aylık uzun dönem askerlik süresi 15 aya, 16 ay olan yedek subaylık süresi 12 aya, 8 ay olan kısa dönem askerlik süresi de 6 aya indirildi. Artık er ve erbaşlara bazı birliklerinde görev verilmiyor.

630emrealiÖzel Kuvvetler Komutanlığı, Jandarma özel harekât taburları, 5′i Kara Kuvvetleri Komutanlığına, 1′i Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı komando tugayları, Sabit konuşlu iç güvenlik taburları ve Destek unsurları tamamen profesyonellerden oluşacak. İç güvenlik ve komando taburlarında görev alacak erler, Eğirdir Dağ ve Komando Okulunda eğitilecek. Profesyonel olacak 6 komando tugayının her biri yaklaşık 1600 personelden oluşacak.

Gazeteport’un derlediği bilgilere göre, AB üyesi 25 üyeden 10’unda zorunlu askerlik hizmeti yok. Bunlar arasında İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda, Danimarka, İsveç var. Zorunlu askerlik, Portekiz, İspanya, İtalya, Lüksemburg, İrlanda Yunanistan, Polonya, Estonya, Letonya Litvanya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Finlandiya ve Almanya’da var. Fransa’da askerlik meslek statüsünde. Şartları uyanlar, sözleşme imzalayarak orduya katılıyor. İngiltere’de bir profesyonel muvazzaf ordu var. Ayrıca yedek gönüllü ordu bulunuyor. ABD’de ise profesyonel ordu ve yedekler var.


Mukteda El Sadr Türkiye’de

Nisan 30, 2009

ATV Anahaber’e göre Irak’taki direnişin Şii önderi olan Mukteda El Sadr Ankara’da. Türk İstihbarat birimleri tarafından korunan Sadr’ı bulunduğu İran’dan Ankara’ya getirensebebin ne olduğu bilinmiyor. 

 

GELİŞMELER AKTARILACAK….


Türkiye Kömür İşletmeleri Kömürden Gaz Üretecek

Nisan 30, 2009

www.simavlilar.com

www.simavlilar.com

Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürü Selahaddin Anaç, kömürden gaz üretimi için Tunçbilek’te bir pilot tesis kuracaklarını ve projeyle metanol, amonyak veya sentetik doğal gaz gibi ürünler üreterek Türkiye’nin ihtiyacı olan ürün çeşitliliğini sağlamayı amaçladıklarını bildirdi.

TKİ ile Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı tarafından ”Madenlerimizi Tanıyalım” programı çerçevesinde Kütahya’da TKİ Tunçbilek Garp Linyit İşletmesi ile Seyitömer Linyit işletmesindeki linyit sahalarında üretim faaliyetlerini göstermek amacıyla bir gezi düzenlendi.

Söz konusu işletmeler hakkında yerinde bilgi veren TKİ Genel Müdürü Selahaddin Anaç, termik santrallerde elektrik üretmek üzere enerji sektöründe, sanayi sektöründe ve ısınma amaçlı olarak kullanılan kömürün Türkiye’nin önemli bir yer altı zenginliği olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin 2009 yılı itibariyle taşkömürü rezervinin 1,3 milyar ton ve linyit rezervinin 12,4 milyar ton olduğunu bildiren Anaç, kömür üretiminin yıllara göre artığına geçen yıl da 84 milyon tona ulaştığına işaret etti.

2002′den bu yana kömüre olan talepte ciddi bir sıçrama yakalandığına dikkati çeken Anaç, TKİ’nin yıllık 45 milyon tonluk üretim kapasitesine sahip olduğunu, son olarak 39 milyon tonluk üretim gerçekleştirdiklerini söyledi.

Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla da linyit rezervlerinin geliştirilmesi ve yeni sahalarda linyit aranması projesini TKİ koordinatörlüğünde ETİ Maden, Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Ortaklığı (TPAO), Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ), Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve Devlet Su İşlerinin (DSİ) katılımıyla başlattıklarını anlatan Anaç, bu çalışmalarla Trakya, Soma ve Karapınar havzasında yeni kömürler bulunduğunu, bilinen sahalarda da rezerv artışları sağlandığını ifade etti.

Anaç, ”madencilik olarak önümüz açık, kömüre çok önem veriyoruz çalışmalarımız umut verici” diye konuştu.

-KÖMÜRDEN GAZ ÜRETİMİ İÇİN PİLOT TESİS KURULACAK-

Kömürün eskisi gibi sobanın içinde yakılma döneminin artık geçtiğini belirten Anaç, temiz kömür teknolojileri konusunda çalışmalar yaptıklarını bildirdi.

Son yıllarda TKİ’nin kömür yıkama ve torbalama tesisleri kapasitesini artırma yönünde de ciddi faaliyetler yaptığını belirten Anaç, ayrıca lavvar, ince atıkların değerlendirilmesi ve briketleme, kuru kömür zenginleştirme uygulanabilirliğinin araştırılması üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Öte yandan linyitlerin gazlaştırma yönünden karekterizasyonu ve gazlaştırılarak sentez gazı, sıvı yakıt, çeşitli kimyasallar üretimi konusunda çeşitli ulusal ve uluslararası ölçek araştırma kurumları ve üniversiteler ile pilot ölçekli projeler başlatıldığını anlatan Anaç, kömürden gaz ve sıvı yakıt üretimi projesi noktasında da İTÜ ile işbirliği yaptıklarını kaydetti.

Bu amaçla Tunçbilek’te bir pilot tesis kurulacağını ve saatte 250 kilogram kapasiteli bu tesiste linyitin gazlaştırılacağını ifade eden Anaç, şöyle devam etti:

”Tunçbilek’te bir araştırma merkezi kurmak istiyoruz. Burada Tunçbilek, Seyitömer ve özel teşebbüse ait kömürlerin denenebileceği bir araştırma platformu kurmayı düşünüyoruz. Bu çalışmalarımızı da hemen hemen tamamlamış durumdayız. Bu yıl ihaleye çıkıyoruz, pilot tesisi kuracağız. Kömürü gazlaştırma projesinin burada çok önemli bir tarihsel anlamı var. Çünkü Seyitömer kömürü 1968′li yıllarda gazlaştırılarak amonyak elde edilmiş. İnşallah biz de bunun gibi, metanol, amonyak veya sentetik doğal gaz veya başka bir kimyasal ürün üreterek ülkemizin ihtiyacı olan ürün çeşitliliğini sağlamış olacağız. Pilot çalışma bu yılın sonunda tamamlanacak ama bunların da bir fizibilite çalışması olacak. Bu amaçla da ABD ile yaptığımız numune üzerine denemeler var. Bu denemeler sonucunda da eğer ticari olarak anlamlıysa bunları üretmeyi düşünüyoruz.

Buradan ilk etapta gaz olarak üretim sağlanacak. Daha sonra da metanol düşünüyoruz. Metanol Türkiye’de hiç üretilmiyor ve biodizelde kullanılıyor. Tamamı ithal ediliyor. İthalatı durduracağız başarılı olursak.”

-KÖMÜRÜN ALTERNATİF KULLANIMI HÜMİK ASİT ÜRETİMİ-

Kömürün alternatif kullanımına dönük yaptıkları çalışmalar sonucunda da Konya Ilgın’da hümik asit pilot tesisi kurulduğunu ifade eden Anaç, Türkiye’de yeni ve doğal organik madde düzenleyici olarak kullanılabilecek en önemli maddelerden olan hümik ve fülvik asit üretilmesi kapsamında da bugün kadar 250 bin litre sıvı ürün ve 22 ton civarında katı ürün elde edildiğini kaydetti. Anaç, Tunçbilek’te üretilen üründen şu ana kadar da 80 bin litrelik satış gerçekleştirildiğini halen çeşitli kurum ve kuruluşlara pazarlama çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

-YOKSULLARA KÖMÜR DAĞITIMI-

Bir gazetecinin Adana Tufanbeyli’de Sabancı Holding’e bağlı Enerjisa’nın santral kurma çalışmaları hatırlatması üzerine Anaç, Sabancı’nın söz konusu havzada kendisine ait 450 megavatlık santral kurabileceği bir sahası olduğunu, bunun bitişiğinde de TKİ’nin sahası bulunduğunu söyledi.

Yasal açıdan da her iki sahanın birlikte işletilmesi daha ekonomik olduğu için karşılıklı müzakereyle Sabancı Grubuyla yaklaşık 6 aydır çalıştıklarını anlatan Anaç, ”anlaşırsak, iki sahada 2×450 megavat olacak. Bu da ülkemizin arz güvenliği açısından değerlendirilip, satılarak ya da kiralanarak değerlendirilebilir. Onlar satın almak istiyorlar. Biz de satmak istiyoruz. Bedeli müzakereler sonucu belli olabilir” diye konuştu.

Bedelsiz kömür dağıtımına ilişkin bir soru üzerine de TKİ olarak 2003 yılından beri ”fakir fukara kömürü” dağıttıklarını hatırlatan Anaç, bir çok eleştiriye rağmen, bu uygulamanın ithal kömüre karşı yaklaşık 800 bin tonluk bir ikame yarattığını, 955 ilçede ithal kömür yerine yoksul vatandaşların Türkiye’nin kendi ürettiği kömürleri tükettiğini kaydetti.

TKİ Genel Müdürü Anaç şöyle devam etti:

”Bu çok önemli bir proje Türkiye için. Bu yıl Erzurum da 1 ton kömür 800 liraya çıktı. O zaman TKİ iştiraki olan bir şirket Samsun’da yaklaşık 1000 ton kömürü valilik üzerinden orada satmaya başlayınca fiyatlar 500 liraya kadar indi. Dolayısıyla TKİ bu tür regülasyon görevlerini yapmaya devam edecektir. 15 milyon ton civarında bir ithal kömür var bunun 7 milyon tonu yakacak ve sanayi amaçlı. Biz de bunun içinde yaklaşık 6,5 milyon tonluk bir üretimimiz var. 2008 yılında 2 milyon tona yakın kömür dağıtıldı. 2009 için talep toplama aşamasındayız. Çevre kirliliği yaratmayacak olan çevredeki temiz kömürleri dağıtıyoruz.”

-”ELEKTRİK İHTİYACININ TÜMÜNÜ REZERVLERİMİZ KARŞILAYABİLİR”-

Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Güven Önal da Türkiye’nin enerjideki en büyük sorununu dışa bağımlılık olduğunu belirtti. Türkiye’de elektriğin yüzde 50′sinin doğal gazla üretildiğine işaret eden Önal, ülkede tüm elektrik ihtiyacı karşılayabilecek kömür rezervi bulunduğunu kaydetti.

Önal, ”Türkiye enerjisine, elektriğine yetecek kömür rezervine sahip, ülkemiz yıllarca (kömür pistir doğal gaz fuel-oil alalım) diye kandırıldı” dedi.

Güven Önal’ın verdiği bilgiye göre, 12 milyar tonluk kömür rezervinin yarısının kullanılması durumunda Türkiye’nin 20 yıllık enerji ihtiyacı karşılanabilir.

-TOPRAĞIN ALTINDAN TORBALARA-

Öte yandan kömür üretimi bir çok prosesi gerektiren emek yoğun ve zorlu bir iş. Özetle açık ocaklarda maden yatağının üzerindeki veya kontağındaki örtü tabakasının gevşetilerek, kazınıp ve yüklenirken (dekapaj) kömür özel ızgaralardan geçirilerek ya da elle taşlardan ayıklanıyor. Daha sonra lavvar tesislerinde yıkanarak zenginleştirilen ve yabancı maddelerden ayrılan kömür son etapta da ya elektriğe dönüştürülmek üzere termik santrallere ya da tuğla, çimento, tekstil fabrikaları gibi tesislerde kullanılmak üzere sanayiye naklediliyor.

Isınma amaçlı kullanılmak üzere ayrılan kömür ise torbalama tesislerinde torbalanıyor. Yer altı ocaklarında ise çalışma ortamının oldukça zor. TKİ bünyesinde yer altı yangınları, grizu parlaması ve patlaması gibi kazalara karşı uzman ekip hazır bulundurulurken, iş kazalarının son 5 yılda oldukça düşük seviyeler indiği belirtiliyor.

TKİ’nin bünyesinde Garp, Ilgın, Ege Linyitleri, Çan, Güney Ege Linyitleri, Yeniköy Seyitömer, Bursa Linyit İşletme Müesseseleri olmak üzere 8 işletme bulunuyor.

-BİNLERCE YILLIK TARİHİN ALTINDA KÖMÜR VAR-

Öte yandan Seyitömer açık ocak sınırları içinde bulunan Seyitömer höyüğünün altında 12 milyon tona yakın kömür rezervinin bulunduğu bildirildi.

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, Seyitömer Höyüğündeki 2006 yılında başlayan kazı çalışmalarının devam ettiğini belirtirken, kazılarda M.Ö 1800′lü yıllara ait bulgulara rastladıklarını anlattı.

Yapılan kazılarda şu ana kadar 3 bine yakın eser çıktığını belirten Bilgen, kazılarda çıkan eserlerin sergilenmesi amacıyla da TKİ’den müze talebinde bulunduklarını söyledi.

Höyüğü kazdıkça Roma, Helenistik, Pers gibi eski dönemlere rastladıklarını, ayrıca burada 7 büyüklüğünde bir depremin etkilediği yıkıntılara ulaştıklarını anlatan Bilgen, geldikleri katmanda depremde hayatını yitirmiş bir çok insanın iskeletine ulaştıklarını söyledi.

Bilgen höyük alanındaki alanda 12 milyon tonluk kömür rezervinin değerlendirilmesi için öncelikle kazıların tamamlanması gerektiğini sözlerine ekledi.

gaz üretİmi

www.simavlilar.com


Tunceli’de Hain Pusu:2 yaralı

Nisan 30, 2009

Tunceli

Tunceli

Tunceli’nin merkez Eğriyamaç Köyü’nde tespit edilen bir grup PKK’lı töreristi etkisiz hale getirmek için sürdürüler operasyon sırasında, teröristlerin yerleştirdiği bombayı uzaktan kumandayla patlatması sonucu 2 uzman çavuş yaralandı. Bölgede teröristlerin yerleştirdiği 25 kiloluk ikinci bomba bulunarak imha edildi.

Tunceli’de PKK’lı teröristleri etkisiz hale getirmek için sürdürülen ‘Bahar operasyonu’ kapsamında dün merkez Eğriyamaç Köyü kırsalında 10 kişilik PKK’lı terörist grubu tespit edildi. Bölgeye Sikorsky helikopterlerle indirilen Jandarma Özel Harekat Timleri, derin vadiler ve sarp kayalıklarda kaçmaya çalışan teröristleri takibe aldı. Teröristler, kaçarken araziye bombalı tuzaklar yerleştirdi. El yapımı uzaktan kumandalı bombalardan biri askerlerin geçisi sırasında patlatıldı. Patlamada 2 uzman çavuş yaralandı. Yaralılar helikopterle Elazığ Askeri Hastanesi’ne kaldırılıp tedavi altına alınırken, sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.

Güvenlik güçleri, aynı bölgede yaptıkları aramada amonyum nitrat ve kısmen plastik patlayıcılarla güçlendirilen 25 kiloluk ikinci bir el yapımı uzaktan kumandalı bombayı tesbit ederek etkisiz hale getirdi. Bölgede kaçan teröristlere etkisiz hale getirmek için operasyonlar sürüyor.

Pülümür’de sürdürülen operasyolarda da yine teröristlerin askerlerin geçiş yoluna döşediği bir bomba bulanarak imha edildi. Operasyonlar, Hozat ve Çemişgezek, Pülümür, Nazimiye ile Munzur Vadisi, Geyiksuyu bölgelerinde sürdürülüyor.


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.