Bu Mesaja İnanmayın !

Son dönemde artan dolandırıcılık olaylarına bir yenisi daha eklendi.

Daha önce kendilerini emniyet mensubu gibi gösterip kontör isteyenlerden sonra şimdi de yaşanan ekonomik krizi kullanarak duygu sömürüsü yapan SMS’ler ortaya çıktı.

Size tanımadığınız bir numaradan mesaj geliyor. Açtığınızda ise bu mesajın size gelmediğini hemen anlıyorsunuz ama okumadan da geçemiyorsunuz. Çünkü “Anne ne yapıyorsun, kaç gündür senden haber bekliyorum. Bu ay da mı maaşınızı vermediler…” ile başlayan oldukça duygusal bir metin ilginizi çekiyor.

Okumaya devam et

“Size Güvenerek Çıkmadım. Allah’ın İzniyle İneriz!”

Yazıcıoğlu’nun vefatının ardından, çekim için çıktığı dağda, ‘sivil olduğu’ gerekçesiyle komutan tarafından askeri helikoptere alınmayıp orada bırakılan CİHAN muhabiri, Haber 7’ye konuştu.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu helikopter kazası sonrasında, çekim amacıyla gittiği kaza bölgesinde, donma tehlikesine rağmen, ‘sivil olduğu’ gerekçesiyle bir komutan tarafından askeri helikoptere binmesi engellenerek dağ başında bırakılan Cihan Haber Ajansı muhabiri Lütfi Aykurt, yaşadıklarını Haber 7’ye anlattı.

Okumaya devam et

Tarikatlar da Okul Açar

ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye ziyaretinin ardından “sıcak gündemler” arasındaki yerini alan “Ruhban Okulu” tartışmasına, TBMM AB Komisyonu Başkanı ve eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış da “tarikat uyarılı” açıklamasıyla katıldı.

‘TAVIR RUM CEMAATE DEĞİL’

Meclis’te bir grup gazeteciyle sohbet eden Yakış, Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun açılması halinde “tarikatların da üniversite kurmak isteyebileceğini” söyledi. Okumaya devam et

Kütahya’da Nüfus ve Yerleşme

Kütahya kent nüfusu 1995 nüfus sayımlarına göre 131 000, 1997 sayımı verilerine göre 162 000′ dir. Kent nüfusu hızlı bir şekilde artmaktadır. İlimizde Dumlupınar Üniversitesinin açılması ve süratle büyümesi nüfus artışının önde gelen nedenidir.

Kütahya’ ya bağlı 12 ilçe bulunmaktadır. Bunlar: Tavşanlı, Simav, Gediz, Emet, Altıntaş, Domaniç, Aslanapa, Dumlupınar, Şaphane, Çavdarhisar, Pazarlar ve Hisarcık’ dır.

Bunlardan nüfusu 10 000′ i geçenler; Tavşanlı, Simav ve Gediz’ dir. Aslanapa, Dumlupınar, Şaphane, Çavdarhisar, Pazarlar, Emet ve Hisarcık 1980′ den sonra ilçe olmuşlardır.

Kütahya şehri görünüm olarak son yıllarda önemli gelişme göstermiştir. Şehirde çok katlı yapılaşma şehrin merkezinde bulunan Cumhriyet, Menderes, Eskişehir, Afyon ve İstasyon Caddelerinde yoğunlaşmıştır.

Şehrin yerleşiminde güneyini kuşatan Yellice (Acem) dağının etkisi en önemli etken olmuştur. Günbeyde Yellice dağı, kuzeyde Kütahya ovasının bulunması şehrin yapılaşmasının doğu-batı yönünde gelişmesine ve bir koridor şeklini almasına neden olmuştur.

Ancak son yıllarda yapılaşmanın ovaya doğru yayıldığı ve tarım alanlarını ortadan kaldırmağa başladığı görülür ki bu son derecede kaygı vericidir. Ovaya doğru kayan yapılaşmada sadece toplu konutlar değildir. yeni yeni gelişmeğe başlayan sanayii tesisleri de bu yönde yaygınlaşmaktadır. Organize Sanayii Bölgesinin gelişmesi belki bu gelişmeyi durduran bir etken olabilir.

Son yıllarda yeni imara açılan yerlerle gecekondulaşmanın önlenmesine çalışılmaktadır.

1997 Yılı nüfus sayımına göre Kütahya ili ve ilçelerin nüfus durumu şöyledir.

 

İl Adı İlçe Adı Toplam Şehir Nüfusu Köy Nüfusu
Kütahya Merkez 201 913 162 319 39 594
Kütahya Altıntaş 24 074 6 398 17 676
Kütahya Aslanapa 13 281 1 925 11 356
Kütahya Çavdarhisar 10 329 3 331 6 998
Kütahya Domaniç 21 863 4 861 17 002
Kütahya Dumlupınar 5 400 3 172 2 228
Kütahya Emet 47 885 19 625 28 260
Kütahya Gediz 76 796 21 922 54 874
Kütahya Hisarcık 19 459 5 258 14 201
Kütahya Pazarlar 11 282 5 185 6 097
Kütahya Simav 96 113 25 182 70 931
Kütahya Şaphane 11 549 3 840 7 709
Kütahya Tavşanlı 99 685 46 183 53 502
Kütahya Toplam 639 629 309 201 330 428

Kütahya ve ilçelerinin yıllara göre nüfus sayım sonuçları:

  1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990
Merkez 69479 85099 88768 93900 76128 86317 101573 115408 129056 147928 162434 181531 176184
Altıntaş 25472 29224 30974 32294 33898 32153 29611 33698 25152
Aslanapa 15420
Çavdarhisar 12280
Domaniç 14324 15718 17096 19115 20278 21415 21949
Dumlupınar 6840
Emet 33684 38035 39104 38387 42455 45865 48788 50527 54177 55227 56652 59055 38859
Gediz 37688 42240 43996 46720 51736 51549 55956 58625 66951 65097 68243 74370 60790
Hisarcık 16120
Pazarlar 13079
Simav 37990 43247 44037 46955 52401 56181 61417 66272 74446 80087 80101 83126 78823
Şaphane 10247
Tavşanlı 34942 41835 43400 51310 56978 61842 54721 59237 64343 70776 79780 90189 96277
Uşak 88643 97226 100585 107353 117645
Toplam 302426 347682 359890 384625 422815 330978 367753 398081 439967 470423 497089 543384 572020

 

Kütahya’nın Konumu ve Komşuları

1-KÜTAHYA’ NIN KONUMU VE KOMŞULARI:

Kütahya ve çevresi, Ege Bölgesinin (İç Batı Anadolu) bölümünde yer alır. Ege Bölgesinin bu bölümü, İç Anadolu Bölgesiyle asıl Ege Bölgesi arasında bir eşik durumundadır. Eşiğin bariz karakteri ortalama yüksekliği 1200 metre civarındaki yaylalardan ibaret oluşudur. Bu sebepden coğrafya diliyle “Kütahya Yaylaları” diye anılır.

Kütahya, kuzeyinde Bursa, kuzey doğusunda Bilecik, doğusunda Eskişehir ve Afyon, güneyinde Uşak, batısında Manisa ve Balıkesir illerimizle çevrilidir.

38° 70’ ve 39° 80’ kuzey enlemleri ile 29° 00’ ve 30° 30’ doğu boylamları arasında yeralan Kütahya İli 11 875 km2 lik yüzölçümüyle Türkiye topraklarının % 1.5 ’nu kaplamaktadır.

2-KÜTAHYA’ NIN YÜZEY ŞEKİLLERİ:

Kütahya, dağların ve platoların ağırlıkta olduğu bir topoğrafik yapıya sahiptir. Topraklarının % 57,5 ini dağlar, % 11 ini ovalar, % 31,5 ini de platolar oluşturmaktadır.

3-KÜTAHYA’ NIN DAĞLARI:

Kütahya’ da bulunan başlıca dağlarımız şunlardır:

- İl merkezinin hemen güneyinde bulunan Yellice Dağı (1764 mt) ve Gümüş Dağı (1901 mt)
– İlin kuzeyinde bulunan Yeşil Dağ (1533 mt)
– İlin batısında bulunan Eğrigöz Dağı (2181 mt)
– İlin doğusunda bulunan Türkmen Dağı (1829 mt)
– Murat Dağı (2312 mt)
– Şaphane Dağları (2121 mt) ve Simav Dağı (1800 mt)

4-KÜTAHYA’ NIN OVALARI:

İlin önemli ovaları Kütahya, Köprüören, Tavşanlı, Altıntaş, Aslanapa, Gediz, Simav ve Örencik ovalarıdır.

Kütahya ovası deniz seviyesinden ortalama 930 metre yüksekliktedir. kuzeybatı-güneydoğu ucu arasındaki mesafe 25 km. ‘dir. En geniş yeri 5,5 km en dar yeri 1 km ‘dir. 93 km2 ‘lik bir alanı kaplıyan ova, eski ve yeni alüvyonlardan oluşur. Ovanın suları Porsuk Çayı ve kolları tarafından Karadenize akıtılır.

Kütahya ovası, batısındaki Yoncalı çukurluğunda hafif tepelik bir eşik ile ayrılır. Yoncalı çukurluğunun orta kısmında kuzey-güney yönünde uzanan kırık hattı boyunca yer yer sıcak çamur ve sıvak su kaynakları mevcuttur.

Köprüören ovası, Kütahya ovasının kuzeybatısındadır. Uzunluğu 6 km, genişliği 4 km ‘dir. Rakımı 1000 metre olan ovayı felent çayı sulamaktadır.

Tavşanlı ovası, diğer ovalardan daha alçaktır. Deniz seviyesinden yüksekliği 840 metredir. Akarsu ağının sıklığı, Tavşanlı ovasını doğu kesminde fazla girintili çıkıntılı olmasına sebep olmuştur.

Örencik ovası, ilin kabaca orta kesimindeki bir çöküntü alanına yayılan bu ova, Aslanapa ovasından bir eşikle ayrılır. Bu ovadan Koca Su çayı kaynaklanır.

Simav ovası, ilin güneybatısında yer alır. Ovanın taban yüksekliği 800 metredir. İl sınırlarında da devam eden ovanın uzunluğu 15,5 km, genişliği 9 km dir.

5-KÜTAHYA’ NIN AKARSU VE GÖLLERİ:

Kütahya topraklarının büyük bölümünün dağlık alanlardan oluşması, Ege, Marmara ve Karadenize dökülen bazı akarsuların doğduğu yer olma özelliğini kazandırmıştır. İl topraklarının çoğunluğu susurluk havzasında bulunmaktadır. Diğer kesimlerde ise Sakarya ve Gediz havzalarına girer.

Kirmasti, Koca su (Adırnaz), Kocaçay ve Simavın suları Marmara Denizine, Felent ve Porsuk çayının suları Sakarya nehri vasıtasıyla Karadenize, Gediz çayı ise Ege Denizine dökülür.

Porsuk çayı Murat Dağının kuzey doğusundan doğar. İl topraklarındaki en uzun nehirdir.

Gediz çayı Batı Anadolu’ nun ikinci önemli suyudur. Murat ve Eğrigöz dağlarının eteklerinden doğar.

Koca su Gediz ilçesinin doğusundan, Murat dağının kuzeyindeki bölgeden kaynaklanır. Tavşanlı’ da il topraklarını terk eder.

Koca çay, Simav ‘ın kuzeyinden doğar, Emet çayına katılır.

Akarsuların debileri yüksek debilere erişmez. Porsuk 8,1 m3/sn ve Koca su ise 6,5 m3/sn dir. Bunun yanı sıra akarsularda rejim düzensizliği dikkat çekicidir.

Akarsuların beslenmesinde yeraltı suları da rol oynar.

Kütahya’ da bulunan tek doğal göl Simav gölüdür. Simav’ ın kuzeybatısında 5 km2 lik bir alana sahip olan gölün bir bölümü sazlık ve bataklıktır. Bunun dışında yapay oluşturulmuş baraj gölleri vardır. Bunlar:

a) Porsuk Baraj Gölü: Sulama ve taşkın önleme amaçları için Porsuk çayı üzerine kurulmuştur. Bir bölümü Eskişehir il sınırları içinde yer alır. Yüksekliği 49,70 metre ve su depolama hacmi 525 milyon m3 dür.

b) Enne Baraj Gölü: Porsuk çayının bir kolu olan Felent çayı üzerine kurulan Enne barajından içme suyu olarak yararlanılmaktadır. Temelden yüksekliği 24,50 metre ve su depolama hacmi 7 milyon m3 dür.

c) Kayaboğazı Baraj Gölü: İçme ve sulama amaçlı kullanılmaktadır.

d) Söğüt Barajı Gölü: İçme ve sulama amaçlı kullanılmaktadır.

e) Çavdarhisar Baraj Gölü: İçme ve sulama amaçlı kullanılmaktadır. Bunların dışında Pazarlar, Çalköy, Belkavak, Sofular, Karagür, Çerte ve Kuruçayda birer gölet mevcuttur. Kızık ve Altıntaş’ da baraj yapımları devam etmektedir.

6-KÜTAHYA’ NIN BİTKİ ÖRTÜSÜ:

Bitki örtüsü bakımından Kütahya ve çevresi Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin bitki örtüsü özlliklerinden üçünü birden üzerinde taşır.

İlde ormanlar yaygındır. Ormanlarda görülen ağaç türleri daha çok karaçam, meşe ve ardıçtır.

Ormanlar özellikle platolarda görülür. Bu platolarda iklim şartlarına en iyi uyum sağlayan ağaç türü olan karaçam il ormanlarında yaygın bir şekilde görülür. Karaçam ormanlarının en iyi geliştiği yerler Yellice dağı ile Gümüş dağı eteklerinde yer alan platolardır.

Karaçam ormanları bu dağlık kütleleri çevreleyen plotalarda kesintisiz yayılır ve doğudaki yüksek plotaları kaplayan ormanlarla birleşir. Karaçam ormanları arasında bazı platolarda yer yer meşe türleri karışsa da özellikle Gümüş dağının doğu eteklerindeki yüksek platolarda karaçam saf bitki örtüsü olarak görülür.

Ormanların alt kesimlerini kaplayan ağaç türü ise ardıç ve daha aşağı kesimlerde meşedir. Toprak örtüsünün zayıfladığı yerlerde meşenin yerini ardıç çalılıkları alır. Saçlı meşe, mazı meşesi, Lübnan meşesi görülen türlerdir.

Kütahya’ nın ikliminde görülen çeşitliliği, iklimine bağlı olarak bitki örtüsünde de görmek mümkündür. Bitki örtüsünü dört bölümde inceleyebiliriz.

a) Yarı nemli ormanlar sahası: Yellice, Gümüş, Türkmen dağı kuzey yamaçları ve bilhassa vadi içlerinin bitki örtüsüdür. Ancak Yellice dağının kuzey yamaçları ile 1500 metre üzerinde kalan kesimlerinde bu ormanlar şehre yakın olduğu için büyük ölçüde tahrip edilmiştir.

b) Kuru orman sahası: Kuru ormanlar Kütahya ve çevresindeki bitki örtüsünün esasını teşkil ederler. Dağların 1500-1600 metreden yüksek yerlerinin haricinde bölgenin hemen tamamında yaygındırlar. Kuru ormanların hakim ağaç türleri karaçam, meşe ve ardıç türleridir.

c) Kuru ormanlar sahasının sınırlı kesimlerinde kendini gösteren kızılçam toplulukları ile bazı bitki türleri Kütahya ve çevresinin bitki örtüsünün ayrı bir özelliğini teşkil eder.

d) Köprüören ve Kütahya ovaları ile Yeşildağ kütlesi güneyindeki tepelik saha arasında kalan yaylalar bugün bitki örtüsünden mahrum step görünümündedir. Bunun nedeni çevrede köylerin sık olması ve toprakların kahverengiliğindendir.

7-KÜTAHYA’ NIN TEKTONİK YAPISI:

Simav ve Emet çevresi ile Merkez ilçenin güneybatısında sık sık depremlere neden olan tektonik çukurlar ve kırık dizisi içinde, diğer kesimler ise ikinci ve üçüncü derecede deprem bölgeleri içinde yer alır.

8-KÜTAHYA’ NIN İKLİMİ:

Kütahya’ nın iklimi Ege, Marmara ve İç Anadolu arasında “geçiş iklimi” özelliğini gösterir. İkliminde her üç iklim tipinin özelliklerini görmek mümkündür. Sıcaklık şartları daha çok İç Anadolunun karasal iklim şartlarını andırmakta ise de sep ikliminin dışında kalır. Kurak iklim ile nemli iklim arasındaki “geçiş iklimi” tipine girer.

Kütahya’ da ortalama sıcaklık ölçümleri aylara göre değişir. Yıllık ortalaması 10,6 oC ‘dir. Yüksekliği 1000 metrenin altında olan ovalar Kütahya ‘nın en ılıman yerleridir. Buralardan yaylalara ve dağlık kesime doğru girdikçe sıcaklık yavaş ve düzenli bir biçimde azalma gösterir.

9-KÜTAHYA’ NIN YAĞIŞ DURUMU:

Kütahya’ da yıllık ortalama yağış miktarı 568 mm’ yi bulur. Ancak bu değer bazı yerlerde azalırken bazı yerlerde ortalamanın üzerine çıkar. İlin genelinde yağışlar 400 ile 1100 mm arasında değişir. Farklılığın en önemli nedeni yükseklik farklarıdır.

En çok yağış alan yerler Gümüş, Yellice, Yeşil ve Türkmen dağlarıdır.

Alçak yaylalar ile ovalık alanlar ilin az yağış alan kesimleridir. Bunların yağış ortalaması 400-600 mm arasında değişir.

En yağışlı ay Aralık, en kurak ay Ağustos’ dur. Eylül ile birlikte yağışlar artmaya başlar ve en yüksek seviyeye Aralık ve Ocak ayında erişir. Yağışların % 38,8 kış mevsiminde, % 29,4 ilk baharda, % 19,3 sonbaharda, % 12,5 yaz aylarında görülür.

Kütahya’ nın rakımının yüksek oluşu ve kış sıcaklık değerlerinin düşük oluşu kar yağışlarını olağan getirmektedir. İlimizde 19 gün kar yağışlı geçer. Kar yağışı en çok Ocak, Şubat ve Mart aylarında görülür. İlin karla örtülü olduğu günler ortalaması 31 gündür.

10-KÜTAHYA’ NIN RÜZGARLARI:

Kütahya’ da hakim rüzgar yönü kuzeydir. Yıldız adı verilen kuzey rüzgarı her yıl ortalama 2944 kez görülür. Bunu karayel (kuzeybatı) izler. Daha sonra lodos (güneybatı) rüzgarı görülür. Ortalama rüzgar hızı 1,7 m/sn’ dir. Ölçülen en yüksek rüzgar hızı 27,6 m/sn ile karayele aittir.

Murat Kekili Röportajı

Murat Kekilli, “Bu akşam ölürüm” deyip kaybolmuştu. Onu inzivaya çekildiği Tekir yaylasında Aksiyon buldu

Murat Kekilli… “Bu akşam ölürüm…” şarkısıyla bir anda Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü. Kekilli’yi gündemin ortasına oturtan onun parçasının ve sesinin güzelliğinden çok, insanları etkilemesi oldu. 200 kişinin intiharını ona yüklediler. Bu tartışmalar birkaç ay sürdü. Ama Murat Kekilli, İstanbul’a ve bu gereksiz, saçma tartışmalara daha fazla dayanamadı, herşeye sünger çekip gitti.

Küstü İstanbul’a, daha doğrusu insanlara. Kendi deyimiyle insanların iki yüzlülüğüne. İnzivaya çekildi. Sadece çalışmaları için İstanbul’a geldi. Bunun dışında hep kendi toprağında, doğup büyüdüğü memleketi Adana’da kalmayı yeğledi.

Okumaya devam et

Ülkücüler AK Parti’ye Neden Oy Verir?

Ulusalcı Yeniçağ Gazetesi yazarı Hasan Demir bugünkü “Ülkücü AKP’ye niçin oy veriyor?” başlıklı köşe yazısında ülkücü kesimin bu açmazını işledi. Demir’e göre bu sorunun cevabı neymiş?

Ülkücü AKP’ye niçin oy veriyor?

Sahi, bazı ülkücüler AKP’ye niye oy veriyor? Bırakınız oy vermeyi, ülkücüler, hadi şöyle diyelim, “AKP kurulana kadar MHP ve Ülkü Ocakları çatısı altında bulunmuş kişiler”, AKP listesinden Meclis’e giriyor, belediye başkanı oluyor, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliklerine aday oluyorlar. Bu kişiler sıradan kişiler değil, oy potansiyeli olan kişiler.

Okumaya devam et

AK Parti Ters Köşeye Yatırdı

22 Temmuz 2007 öncesi (18-21 Temmuz 2007) yazdıklarıyla seçim tahminlerinde yüzde yüz yanılan köşe yazarları:

1- Hakan Aygün- Bugün:

“Yüzde 99 olasılıkla, 22 Temmuz’da hiçbir parti tek başına iktidara gelemez! AKP’nin yüzde 40 oyla tek başına iktidarı yüzde 1’lik sürprizdir!

Ağar’ın Kırat’ı fotofinişte “altıncı parti” olarak Meclise girerek, “altılı ganyan oyuncuları”nın kuponlarını yatıracaktır. DP giremezse GP’nin Meclis’e girmesi benim “altılı”daki sürpriz “kolon” umdur!

Bu yazımı da kesip bir yere saklayın, 23 Temmuz’da hesaplaşalım!”

Okumaya devam et

Fethullah Gülen Korkusu

Yirmili yaşlarımda çeşitli cemaatlerin toplantılarına, sohbetlerine hem tanıma amaçlı hem de o cemaatlere mensup olabilme hevesi içerisinde girip çıkmışlığım oldu.
Hırçın yapımı isyankar halimi törpülemek arzusuydu daha çok. Nefis terbiyesi hali.
Zira bir gruba dahil olanların munis haleti ruhiyelerinden etkileniyordum.
Huzursuzluk halimin bu şekilde düzeleceğine inanıyordum.
Ancak bütün girişimlerim, çabalarım ve ziyaretlerim hüsranla sonuçlandı.
Uzunca zaman bende bir sorun olduğunu, arızalı olduğumu düşündüm.
Sonra bu arızalı halimi sevmeye başladım.
O dönemlerde birkaç kez hocaefendiyi dinlemeye gitmişliğim de vakidir.
Ancak klasik anlamda hiçbir cemaatin müntesibi olamadım.
Ancak bu da demek değil ki, kim iyi bir iş yapıyorsa, ona elimden geldiğince katkıda bulunmuyorum.
Okumaya devam et