Lions Klübü

Lion’lar, Leo’lar, Lioness’ler kimler?

BM’nin tanıdığı ilk sivil toplum örgütü Lions, üyelerine göre insanlara hizmet etmeye zaman ayırıyor. Ancak örgüt kimine göre Masonlar’ın ‘arka bahçesi’

Günümüzde Uluslararası Lions (International Lions) Birleşmiş Milletler’e (BM) de danışmanlık yapan dünyanın en büyük ve en etkili yardım organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Her ne kadar BM tarafından tanınan ilk sivil toplum örgütü olsa da Lions kimilerine göre Masonlar ve Rotaryenler ile birlikte gerçek amaçları kamuoyundan saklanan “şaibeli” bir örgüt. Veya Masonlar’ın “arka bahçesi” veya Siyonizm’in “sevimli yüzü.” Peki bu söylenenlerin ne kadarı gerçek? Lion’lar, Leo’lar, Lioness’ler kimler? Hangi amaçlarla toplanıyor, neler yapıyorlar?

Neden Lion olduk?

Ünlü isimlerin, Lions üyesi olmayı seçmelerinde kulübün ‘karşılıksız hizmet’ prensibi en cazip unsur olarak öne çıkıyor.

Üyelerini farklı meslek gruplarından seçen Lions, karşılıksız hizmet etme prensibiyle askerden sanatçıya bir çok tanıdık simayı da çatısı altına topluyor. Ordudan emekli olduktan sonra Lions’a giren Emekli Korgeneral İhsan Gürkan, kulübe üye olmadan önce de yardım faaliyetlerinde bulunduklarını fakat Lions’un hayır işlerini daha geniş tabana yayma fırsatı verdiğinden bahsediyor. Gürkan, “Eşim ve ben Lions’u memleket hizmeti olarak gördük” diyor. Türk Lions’un “Aslan” Paşası, 1982 yılında Lions kulübüne katıldı. 1987 yılında Karaköy Lions Kulübü’nün Başkanlığını da yapan Kore Gazisi Korgeneral İhsan Gürkan, 90 yaşında ve kendi tabiriyle yaşının getirdiği hastalıklar nedeniyle aktif üyeliğini devam ettiremiyor. 1964 yılında Ankara Lions Kulübü’nün kurucularından biri olarak katıldığı Lions kulübünde 41 yılını dolduran Avukat Suat Ballar Türkiye’nin yaşayan en eski Lion’u. Ballar, 1969 yılında Ankara Lions Kulübü Başkanlığı ve 1972 yılında da 118Yönetim Çevresi Genel Yönetmeni olarak Lionistik yaşamını sürdürdü. 41 yıllık Lionistik tecrübesiyle Suat Ballar, Lions’u tanıtmak ve öğretmek amacıyla 14 kitaba imza attı.

BİR HİZMET PROJESİ
Uluslararası Direktör Nesim Levi, Avrupa’yı temsilen Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 28 senedir Lions kulübü üyesi olan Levi, “Lions kulüplerinin görevi imkanı olanlarla yardıma ihtiyacı olanlar arasında köprü kurmak. Yardım etme İmkanı olan kişiler her zaman Lions kulüp üyesi olmayabilir, Lions burada organizasyonu üstlenir” diyor ve ilginç bir anısını anlatıyor; “17 Ağustos depreminden sonra Japonya Lions Kulüpleri bir konteynır dolusu oyuncak yolladı. Her bir oyuncağın üzerine iliştirilmiş, bir Japon çocuğun mektubu vardı. Türkçe’ye tercüme edilmiş. Bu oyuncaklar depremzede çocuklara dağıtıldı. Her bir Türk çocuğu ise oyuncağı yollayan Japon arkadaşına bir teşekkür mektubu yazdı ve bunlar toplu halde postaya verildi. Hatırladıkça hala gözlerim doluyor.

‘Görmezlerin şövalyesi’

Gelişmiş ülkelerde gözleri görmeyen bir kişiye kitap okumak bile Lionistik faaliyet sayılabiliyor. Türk Lion’ları ise ülkenin şartlarından dolayı hastane ve okul yaptırmak gibi büyük faaliyetlere önem veriyor.

Karşılıksız hizmet etme amacıyla bir araya gelen Lion’lar, sağlık, eğitim ve ihtiyacı olanlara yardım gibi konularda faaliyetlerini sürdürüyor. Lionistik faaliyet olarak adlandırılan karşılıksız hizmetler, Türkiye’de diğer ülkelere göre çok farklı. Gelişmiş ülkelerde gözleri görmeyen bir kişiye kitap okumak Lionistik faaliyet olarak adlandırılırken, Türk Lion’ları hastane ve okul yapmak gibi faaliyetlere önem veriyor. Ülkenin ekonomik durumunun faaliyetleri bu yöne kaydırdığını söyleyen 118-E Yönetim Çevresi Genel Yönetmeni Sedat Toktürk, Türk Lions’u okulların fiziki altyapısını düzeltme,Lion yüzüğükonferans salonları, bilgisayar ve fen laboratuvarları, kütüphaneler yapmak gibi faaliyetlerle uğraşıyor. Lions kuruluşundan bugüne kadar yaklaşık 25 okul yapımı, 20 bin öğrenciye burs sağlanması, sayısız hastane odası tefrişi yaptı” diye konuşuyor. Toktürk, 2004-2005 dönemini eğitime odakladıklarını söyleyerek Aydınlığa kavuşmak kişinin hakkı ise, etrafını aydınlatmak da kaçamayacağı bir sorumluluk” parolasını benimsediklerini söylüyor.

GÖZ SAĞLIĞI TARAMALARI

İstanbul Milletlerarası kulübünün 1963’te kuruluşundan itibaren Lionistik faaliyetlere girişen kulüp üyeleri ilk faaliyet olarak bir sanat okulunun yer alacağıBaºkan rozeti”Çocuk Teknik Sitesi” kurmak istediler fakat bu hayallerini gerçekleştiremediler. O dönemde ilaç yardımı, muhtaçlara yardım, görmeyenler için okuma cihazları gibi faaliyetler organize ettiler. 1925’te Helen Keller’ın Ohio’da Lion’ları körlüğe ve karanlığa karşı savaşa çağırması Lions’u “Görmezlerin Şövalyesi” konumuna taşıdı ve 80 yıldan beri Lions’un önem vererek yürüttüğü Göz Nuru” çalışmalarına ön ayak oldu. Lions kulüpleri kurdukları “Göznurunu Koruma Vakfı”, “Türk Kalp Vakfı”, “Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı”, “21. Yüzyıl Eğitim Kültür Vakfı”,Kurucu üye”Türk Böbrek Vakfı”, “Türkiye Körler Vakfı”, “Lions Doğal Afetle Mücadele Vakfı” ve “Altı Nokta Körler Vakfı” gibi vakıflarla çalışmalarını organize ediyor. Lions’un en büyük faaliyeti olan körlük ve körlükle mücadele çerçevesinde glokoma ve diyabete bağlı körlüğü erken teşhis için göz taramaları düzenleyen kulüpler 2002-2004 arasında yaklaşık 41 bin kişide glokom ve 17 bin kişide diyabete bağlı göz hastalığı taraması yaptı. Lions Göz Sağlığı Programı Proje Koordinatörü Oya Sebük, “80 yıldır Lion’lar gözÜye rozetisağlığı ve körlükle mücadele için çaba sarf ediyor ama artık olmuşa çare bulmak yerine olacağa deva olmaya çalışıyoruz” diyor ve 4-9 Nisan arasında Glokom ve diyabet taraması yapmaya devam edeceklerini ekliyor.

SADECE 3 BİNİ

Uluslararası Direktör Nesim Levi, böbrek vakfının ve Ahmet Ermiş diyaliz merkezi ve hizmet hastanelerinin kuruluşunun da bir öyküsünü anlatıyor: “Kulüp toplantılarımızda yeni üyemiz Alaattin Sanama bir gün dikkatimizi çekti. Üyemiz bazı toplantılarda herkes gibi yemek yerken bazı toplantılarda iseBaşkanlık madalyasıhiçbir şey yemiyordu. Kendisine sebebini sorduğumuzda 2 böbreğinin de olmadığını, sürekli diyalize girdiğini anlattı. Sanama’nın, ‘Eğer ertesi gün diyalize gireceksem o gün istediğim gibi rahat rahat yemek yiyorum ama eğer diyalizden yeni çıkmışsam 2 gün idare etmek zorundayım’ sözleri bizi düşündürdü. Böylece Ahmet Ermiş diyaliz merkezini kurduk. O tarihlerde Türkiye’de 30 bin hastanın yalnızca 3 bini diyalize girebiliyordu. Diyalizin kesin bir tedavi yöntemi olmaması ve tedavi için gereken böbrek nakillerinin yapılması amacıyla Hizmet Hastanesi’ni kurduk.”

Mason çok birliktelik yok

Kamuoyundaki yaygın inanış Lions’un Masonluğa giden yolda kilometre taşı olduğu.. Lions yöneticileri Mason Locası ile aralarında hiçbir ilişki olmadığını ifade etse de üyeler arasında ilişkilerin geliştiğini kabul ediyorlar.

Lions’un eski Konsey Başkanlarından Turan Şalikoğlu Lionslar’ın Masonluk için bir aşama olduğu yolundaki önüne geçilmesi mümkün görünmeyen önyargı hakkında şunları söylüyor: “Biz Lions olarak üyelerimizi seçerek alıyoruz. Hem her meslekten mesleğinde başarılı olmuş hem de düzgün karakterli insanları bulup onları Lions’a kazandırıyoruz. Kabul etmek lazım ki Lions bu anlamda çok değerli bir insan kaynağı. İşte bu göz kamaştırıcı insanlar ister istemez başkalarının da dikkatinden kaçmıyor. Özellikle Masonlar onlarla temas ederek üye ihtiyaçlarını bu şekilde gidermeyi tercih edebiliyorlar. Biz kimseye ‘Sen Masonsun Lions’a üye olamazsın’ diyemeyeceğimiz gibi bir Lion’u da Mason Locası’na üye oldu diye üyelikten çıkarmayız.”

MASONLAR’LA BAĞ YOK

Lions ile Masonluk arasında çok ciddi ayrılıklar bulunduğunu kaydeden Şalikoğlu şöyle devam ediyor: “Masonluk içe dönük bir olay. Mükemmel insanı yetiştirmek gibi bir amaçları olduğundan bahsediyorlar. Lions ise tamamen dışa dönük, kendini halka hizmet etmeye adamış insanların topluluğu. Yani tamamen birbirine zıt fikirler söz konusu. Dolayısıyla ikisinin birlikte telakki edilmesi mümkün değil. Zaten Lions ile Masonlar arasında ne bugün ne de geçmişte herhangi bir birliktelik sözkonusu olmamıştır, gelecekte de olmayacaktır.” Türk Lions’larını Avrupa’da temsil eden Nesim Levi de Lions hakkındaki olumsuz görüşlerin ülkeye bağlı geliştiğini vurguluyor. Avrupa, İskandinavya, Afrika ve Asya ülkelerinde Lions hakkında olumsuz görüşlerin olmadığını kaydeden Levi “Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da aynı Türkiye’de olduğu gibi Masonluk’la ilişkilendiriliyor ya da Amerika’da kurulmuş olmasıyla tepki topluyor” diyor. Lions’un Rotary ve Masonluk’la tek benzerliğinin toplantılarda din ve siyaset konuşulmaması olduğunu kaydeden Emekli Korgeneral İhsan Gürkan ise şöyle konuşuyor: “Masonluk’la Lionluk arasında yalnızca kişisel ilişki bulunabilir, görev ilişkisi ve gizli toplantılarımız yoktur. Mesela benim oğlum Mason fakat ben hangi locadan olduğunu bile bilmem, hiç konuşmayız. Ben katıldığım tüm toplantılarda ordu toplantıları da dahil olmak üzere, ‘Lions Masonluğun arka bahçesidir’ yargısını kırmak için kulübümü ve faaliyetlerimi anlattım.”

ÇOK SAYIDA MASON VAR

Lions’un önemli isimlerinden Suat Ballar da Mason örgütünün bir kuruluşu olarak gösterilmelerini doğrulayan bazı olgulara ve davranışlaraLions Türkiye, 25 okul açtı, çok sayıda laboratuvar ve kütüphane düzenledi.sahip oldukları için böyle algılandığını belirtiyor. “Bunların başında üyeler arasında çok sayıda Mason arkadaşımızın bulunması geliyor” diyen Ballar şöyle devam ediyor: “Aslında bu olağan bir durumdu fakat bunun yanı sıra bir takım Masonik kural ve yöntemlerin Lions kulüplerinde de uygulanma heves ve alışkanlıklarının sürdürülmesi tanımlamayı haklı çıkaracak boyutlara ulaştırıyordu. Örneğin, çoğu üyelerin bilerek ya da bilmeyerek “kardeş” “kardeşim”, “kardeşler” sözcüklerini sık sık kullanması, istenmese de bazı yanılgılara meydan veriyordu. İzmir’de kurulan bir Lions kulübünün bayrağında üçgen şekil bulunması, üye alımında ve toplantı yönetim biçiminde Masonik bazı yöntemlerin kullanılması yanlış tanımalara kaynak oluşturdu. Yakıştırma ve saptırmaların bir örneği de Lions kulüplerinin “yarı sosyetik, yarı hayırsever kurum” olarak tanıtılmasıdır. Ben Masonluk için iki defa aday oldum, ikisinde de reddedildim. Harici Mason derler o yüzden bana.” Gerçekten de bugün Lions’un kadın olan ikisi hariç konsey başkanları arasında pek çok Mason olduğu, erkek üyelerin yüzde 30’unun Mason olduğu belirtiliyor.

ROTARY İLE AKRABA

Peki Lions’ların Rotary kulüpleriyle bir bağlantısı var mı? Bu sorunun yanıtını 118-T Genel Yönetmeni Erim Erinç Dinç “Aslında birbirimizden çok farkımız yoktur” diye yanıtlıyor. Rotary Kulüpleri’nin de Lions Kulüpleri gibi halka hizmet etme amaçlı kurulduğunu kaydeden Dinç “Ama tabii ki Lions ve Rotary ayrı ayrı kuruluşlar, aynı organizasyonun ya da birliğin parçası değiller” diyor. Rotary kulüplerinin değişik iş kollarında çalışan insanları öncelikle birbirleriyle bilgilerini paylaşmak ve kendini geliştirmek amacıyla bir araya getirmeyi amaçladığını kaydeden Dinç “Tabi daha sonra da sosyal yardımlar yapmaktalar. Ama Türkiye’de çok fazla sosyal faaliyette bulunma sebepleri fakir bir ülke olmamızdan kaynaklanıyor” diyor. Dünyada son zamanlarda artan sivil toplum kuruluşları nedeniyle Lions, Rotary ve hatta Masonlar’ın üye bulma güçlüğü yaşadıklarını ifade eden Dinç şöyle konuşuyor: “Lions Türkiye’ye ilk geldiğindeçok ilgi gördü çünkü yabancı bir isim olması dikkat çekti. Bir diğer sebepse zengin fakat çevresi olmayan insanların çevre bulmak için Lions’u tercih etmesi oldu. Paramız var, çevremiz olsun diye geldiler.”

‘Hizmet ateşi’ yeni üyeye törenle geçer

Yeminlerden sonra Lions’a Bağlılık Andı içiliyor. Büyük mumun ateşiyle yakılan mumlar, hizmet ateşinin yeni üyelere geçtiğini sembolize ediyor.

Lions adayları, yardımseverlik ruhunu ne kadar taşıdıkları, sorumluluklarını yerine getirmede ne kadar başarılı oldukları, kabiliyetleri ve kişilik özelliklerine göre değerlendirildikten sonra uygun görülürlerse üyelik toplantısına çağırılıyorlar. Tören yönetmeni önce üyelik direktörüne ve kulüp başkanına işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığını soruyor. Ardından kulüp sekreteri adayları tanıtıyor. Daha sonra sıra yeni üyeyi önerenler ile adayların yemin etme törenine geliyor. Yeminlerin ardından hep birlikte Lions’a Bağlılık Andı içiliyor. Seremoninin bundan sonraki bölümünde yeni üyeye Lions rozeti takılıyor, sertifikası ve Lions kimliği veriliyor. Toplantının bundan sonraki bölümünde toplantı masasının üzerine büyük bir mum konularak yakılıyor. Bu mumun etrafına ise yeni üye sayısı kadar küçük mum konuluyor. Her yeni üye mumlardan birini alarak büyük mumun ateşiyle tutuşturuyor. Bu Lions’un sönmeyen hizmet ateşinin yeni üyeye de geçtiği ve onun da çevresini aydınlatacağı sembolize ediliyor.

LİONS’A GİRİŞ ÜCRETSİZ
Lions’a girişte giriş ücreti ödenmiyor Ancak her yıl üyelerden belli bir para alınıyor. Öncelikle her üyeden yıllık bir ödenti alınıyor. Bu yıl için belirlenen rakam 160 milyon lira. Bundan ayrı olarak üyelerden ABD’deki Uluslararası Lions Merkezi’ne gönderilmek üzere aylık 25 dolar alınıyor. Bunun haricinde üyeler toplantılar esnasında yedikleri yemekleri ya da diğer harcamaları kendi ceplerinden karşılıyor. Her Lions kulübü en az ayda bir kere toplantı yapmak zorunda. Toplantılarda o kulübe özgü Lions bayrağı asılıyor. Yalnız Türk Lions’ları önce Türk Bayrağı sonra Atatürk’ün resmi ve onun yanında Lions Bayrağı’nı asıyor. Eğer toplantıya başka Lions kulüplerinden katılan varsa o kulübün flaması da Lions Bayrağı’na iliştiriliyor. Toplantıları kulüp başkanı yönetiyor. U şeklinde bir masanın tam ortasında başkan ile yardımcıları oturuyor. Boynunda “Lions Kulüp Başkanı” madalyonu bulunan başkan elindeki tokmakla önünde bulunan gonga vurarak toplantıyı açıyor. Açılış ile birlikte tüm üyeler ayağa kalkarak bayrağa doğru dönüyorlar. Bu esnada “Lions özgürlük anlayış ulusumuzun güvenliği” sözü tekrarlanarak Bayrağa Saygı duruşu gerçekleştiriliyor. Ardından da toplantının diğer kısmına geçiliyor. Gündemdeki konular konuşulup tartışılıyor ve ardından yemeğe geçiliyor. Yemek sonrasında konuk konuşmacılara ya da üyelere söz hakkı veriliyor. Tüm bunların ardından toplantı başkanın önündeki gonga vurmasıyla sona eriyor.

DEVAM ZORUNLULUĞU

Lions’un bir özelliği de her zaman üyelikten çıkmanın mümkün olması. Hatta mazeretsiz olarak üst üste 3 ay toplantıya katılmayan üyenin üyeliği askıya alınıyor. Mazeretsiz olarak bir toplantıya katılmayan üye bir başka kulübün toplantısına katılarak durumu telafi etme imkanına sahip. Bu şekilde telafi etmeden toplantılara katılmayan üyelerin üyeliğine son veriliyor. Lions’un en önemli özelliklerinden birisi bir kişinin bir göreve hayatında bir kez ve bir yıllığına seçilebilmesi. Örneğin bir üye önce bir yıl kulüp başkan vekili oluyor sonraki yıl da kulüp başkanlığı yapıyor. Bu görevde bir yılını doldurunca da görevi yardımcısına devredip kendisi de bir yıl süreyle onun danışmanlığını yürütüyor.

Lions Kulübü’ne nasıl üye olunur

Lions’a giriş ancak davetle mümkün… Adayların en az üç toplantıya katılması ve üyeler tarafından tanınması gerekiyor.

Türk Lions Konsey Başkanı Turan Şalikoğlu bir Lions kulübüne üye olabilmek için herkesin belli aşamalardan geçmesi gerektiğini söylüyor. Her ne kadar bir dernek statüsünde olsa da Lions’a başvuru yaparak girmenin mümkün olmadığını vurgulayan Şalikoğlu “Ancak size Lions tarafından bir davet gelirse giriş mümkün olabiliyor” diyor. Lions’ta 80 yılı aşkın zamandır sıkı sıkıya uygulanan kurala göre herhangi birinin kulübe üye olabilmesi o kulüpte bir yılını doldurmuş bir üyenin bu kişiyi aday olarak önermesiyle başladığını ifade eden Şalikoğlu sonraki süreci şöyle anlatıyor:

ÖNCE SIKI İNCELEME

“Öncelikle önerilen bu adayları toplantılarımıza davet ediyoruz. Bu toplantılar sırasında hem onlar Lions’u daha yakından tanıyor hem de biz onları. Kurala göre bir aday hakkında karar verebilmek için en az üç toplantıya katılması gerekiyor. Tabii ki bu süreç daha da uzayabiliyor. Burada önemli olan adaylar hakkında yeterli bilgi sahibi olmak.” Adaylar hakkında aralarında görüşmeler de yapan Lions üyeleri adayların mesleğinde başarılı olması, kişiliğinin Lions’un onurunu taşıyacak nitelikte olması gibi kriterlere göre değerlendirmede bulunuyor. Bunlar arasında adayın yardımseverlik ruhunu ne kadar taşıdığını, sorumluluklarını yerine getirmede ne kadar başarılı olduğunu, kabiliyetleri ve kişilik özellikleri gibi kriterler bulunuyor.

GİRİŞ TÖRENİ

Tüm bu aşamalardan sonra Lions’a üye olarak kabul edilenler için özel bir tören düzenleniyor. Tören için önce bir Tören Yönetmeni belirleniyor. Bu kişi ya bir genel yönetmen veya uluslararası direktör ya da bir eski başkan veya genel yönetmen gibi üst düzeyde birisi oluyor. Törendeki asıl amaç yeni üyeyi mümkün olduğunca etki altında bırakmak. Törenin devamında başkanı önce tören yönetmenini kürsüye davet ediyor. Tören yönetmeni yerini aldıktan sonra bir başlangıç konuşması yapıyor. Sonra da kulüp başkanını, sekreterini ve üyelik direktörünü kürsünün sağındaki yerlerini almak üzere davet ediyor. Ardından da adaylar onları öneren üyelerle birlikte kürsünün solunda yerlerini alıyor. Tören yönetmeni önce üyelik direktörüne ve kulüp başkanına işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığını soruyor. Ardından kulüp sekreteri adayları tanıtıyor.

İlk Lions kamu kurumu gibiydi

1963’te kurulan Türk Lions’un ilk kadrosunda bakan, vali, emniyet müdürü ve dönemin ileri gelen simaları yer alıyordu.

Lions tarihçisi Suat Ballar’ın anlatımına göre Türk Lions’unun kurulmasını en çok isteyen kişi Lions International’ın Orta Avrupa Genel Sekreteri Louis Breitenbach’tı. Konuyu sık sık gündeme getiren Breitenbach birçok Asya ve Afrika ülkesinde kulüp bulunmasına karşın bir Avrupa ülkesi olan Türkiye’de Lions’un bulunmamasını üzüntüyle karşılıyordu. Breitenbach’ın şansı bir Türk mühendis olan Arif Ulubil ile tanışmasıyla değişti. 1962’de Ulubil ile görüşmek üzere İstanbul’a gelen Breitenbach Türkiye’de Lions kulübü kurmak için yapılan birkaç girişimin sonuçsuz kaldığını Türk Lions’unu kurmak için yeni bir girişim başlatmak istediklerini söyledi. Kurucu olarak Fahrettin Kerim Gökay’ın ismi üzerinde durduklarını, bu ismin ülkede yadırganmayacağını düşündüklerini belirten Breitenbach Ulubil’e Gökay ile tanışmak istediklerini söyledi.

Kuruluşa Bakan Desteği

O dönem İmar ve İskan Bakanı olan Gökay ile telefonda görüşen Breitenbach İstanbul Yeşilköy’deki Çınar Otel’de bir buluşma için randevu aldı. Çınar Otel’deki toplantıya Gökay ve Breitenbach ile birlikte sonradan kurucular arasında yer alan Arif Ulubil, müteahhit Mehmet Uygun ve organizatör Necmettin Arbatlı da katıldı. Bu toplantıda Gökay’ın önerisi üzerine kurucular arasına İstanbul Valisi Niyazi Akı, İstanbul Belediye Başkanı Kamuran Görgün ve İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Uğur’un alınması kararlaştırıldı.

Tüzük Değişikliği Gerekti

Bakanlar Kurulu, 20 Nisan 1963’te aldığı bir kararla merkezi İstanbul’da bulunan İstanbul Milletlerarası Lions Kulübü’nün merkezi Chicago’da bulunan Milletlerarası Lions Kulüpleri Derneği (Lions International) ile işbirliği yapmasına izin verdi. 6 Mayıs 1963’te Perapalas Oteli’nde bir araya gelen kurucular kurulu aralarındaki toplantıda İmar ve İskân Bakanı Fahrettin Kerim Gökay’ı Başkan, İstanbul Valisi Niyazi Akı ve Gazeteci Abdi İpekçi’yi de Başkanvekili olarak seçti.

Şu Meşhur 118-T

Aynı anda Chicago’daki Lions merkezi de Türkiye’deki Lions’u organizasyonuna dahil etti. Organizasyon şemasında Avrupa’nın bölge kodunun 100 ve Türkiye’nin Avrupa’da Lions’u kabul eden 18’inci ülke olması nedeniyle 118 sayısı da Türk Lionsu’nun kodu olarak belirlendi. Ancak yıllar içinde Lions kulüplerinin sayısı artınca İngilizce karşılığı olan TURKEY kelimesinden yola çıkılarak Türkiye, 118-T, 118-U, 118-R, 118-K, 118-E ve 118-Y olarak kodlanan altı bölgeye ayrıldı. 118-T: İstanbul’un Avrupa Yakası’nda bir bölgeyi, 118-U Ankara da dahil olmak üzere Türkiye’nin Ankara’nın doğusunda kalan bölgeyi, 118-R İzmir-Antalya olmak üzere Ege’den Orta Akdeniz’e kadar olan bölümü, 118-K Trakya ve İstanbul dışındaki Marmara Bölgesi’ni, 118-E İstanbul Fatih’ten başlayıp Trakya’nın tamamını, 118-Y ise İstanbul’un Anadolu Yakası’nı temsil ediyor.) Halen Türkiye’de, 6 yönetim çevresindeki 374 Lions kulübü faaliyet gösteriyor. Her bir kulübün üye sayısı 20 ile 45 arasında değişirken Türkiye’deki toplam üye sayısı da yaklaşık 12 bin 500’ü buluyor.

Masonluğa ilk adım mı?

Lionslar “Masonluğun arka bahçesi” iddiasına hayır diyor ama çoğu Mason.

‘Lions’ İngilizce’de ‘Aslanlar’ demek. Kurucuları ise isimlerine ayrı anlam yüklemiş: Özgürlük ve anlayış ulusumuzun güvenliğidir.

Lions ‘arka bahçe’ mi?

BM’nin tanıdığı ilk sivil toplum örgütü Lions, üyelerine göre insanlara hizmet etmeye zaman ayırıyor. Ancak örgüt kimine göre Masonlar’ın ‘arka bahçesi’.

Günümüzde Uluslararası Lions (International Lions) Birleşmiş Milletler’e (BM) de danışmanlık yapan dünyanın en büyük ve en etkili yardım organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Her ne kadar BM tarafından tanınan ilk sivil toplum örgütü olsa da Lions kimilerine göre Masonlar ve Rotaryenler ile birlikte gerçek amaçları kamuoyundan saklanan “şaibeli” bir örgüt. Veya Masonlar’ın “arka bahçesi” veya Siyonizm’in “sevimli yüzü.” Peki bu söylenenlerin ne kadarı gerçek? Lion’lar, Leo’lar, Lioness’ler kimler? Hangi amaçlarla toplanıyor, neler yapıyorlar? Türk Lions’un bugün yaşayan en eski üyesi, eski Genel Yönetmeni 41 yıllık kıdemli Lion Suat Ballar’a göre Lions sadece ve sadece kendilerini insanlığın hizmetine adamış yardımsever gönüllülerin oluşturduğu bir birlik. Türk Lions’unun önemli isimlerinden Avukat Çetin Yıldırımakın da sanılanın aksine bir zenginler kulübü olmadıklarının altını çiziyor. “Biz insanlara hizmet etmek amacıyla bu işe zaman ayıran insanlarız” diyen Yıldırımakın şöyle devam ediyor: “Yaşadığımız çevrede yardıma ihtiyaç duyanlara hizmet ederiz. Asla cebimizden para çıkarıp vermeyiz. Yaptığımız iş kendi çevremizdeki olanakları harekete geçirmek. Örneğin bir okul yaptıracaksak aramızda para toplayıp okul yaptırmayız. Benim inşaat malzemesi satan arkadaşım vardır ondan rica ederim. Bir diğerinin marangoz tanıdığı vardır onu bu işe çeker. Sonuçta bizim harekete geçirmemizle okul yapılır.”

LEO, LIONESS

Türk Lions’un 118-T Yönetim Çevresi Genel Yönetmeni Erim Erinç Dinç ise Lion’ların dilinde bu hizmetin adının “lionistik faaliyet”olduğunu söylüyor. “Aslında” diyor Dinç “gerçek lionistik faaliyetler bunlar da değil. Ülkemizin ekonomik koşulları nedeniyle bizler bu tür faaliyetleri öne çıkarıyoruz. Gerçek lionistik faaliyet ise örneğin gözü görmeyen birine kitap okumak ya da engelli birisinin koluna girip onu şehirde dolaştırmak.” Suat Ballar’a göre topluma hizmet için bir araya gelen insanlardan oluşan Lions’un önemli bir özelliği daha var. O da üye olarak mümkün olduğunca her meslekten ve o mesleğin en önde gelenlerinden oluşan bir organizasyon yaratmak. Ancak bu seçimde kişilerin düzgün karakterli ve yardımsever bir kişiliğe sahip olması da önemli bir kriter. Henüz üye olmayan, yardımseverlik ruhunun aşılanmaya çalışıldığı gençlere ise Leo deniliyor. Kadın üyelerin adı ise Lioness. Topluma hizmet gibi ulvi bir amaçla hareket ettiklerini vurgulayan Lions’lar için kuşkusuz en en dikkat çekici şey Masonluğun arka bahçesi olarak suçlanmaları. Ancak ilerleyen bölümde vurgulanacağı gibi erkek üyelerin yüzde 30’unun Mason olduğu, ikisi hariç (ki onlar da kadın) başkanlarının tamamı Mason olan Lions’ta bu iddiayı çürütmek de zor.

NEVZAT ATAL – NAZLI GÜVEN

Lions Klübü” üzerine 3 yorum

  1. lale eren hanımefendinin ve sizlerin çınar lions kulübününyardımlarıyla açılan … kanarya i.ö.o. özel eğitim alt sınıfında öğretmen olarak görev yapıyorum.sizlerin sayesinde böyle bir yardım gözlerimi yaşartmıştır.aslen tunceliliyim.57 yaşındayım. emekliyim.daha evvel nefus naki.poğlu iş uygulama okulunda öğretmenlik yaptım..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s