Annelerimizi Unutmayalım!

Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü’dür. Anneler Günü evrensel bir gündür. Dünyada milyonlarca ana bugün çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır.

Anneler Günü ülkemizde 1955 yılından bu yana kutlanıyor. Türk Kadınlar Birliği ülkemizde her yıl çocukları için büyük fedakarlığa katla*nan annelerden birini yılın annesi seçer. Yılın annesinin kişiliğinde tüm annelere iyi dilekler sunulur.

Amerika’nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1966 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven Jarvis’in üzüntüsü aylarca sürdü. Hayatla kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını yaşama sevincini yitirdi. Yemedi içmedi bir ara ölmeyi bile düşündü. Jarvis’in bu durumunu yakından izleyen komşusu Jarvis’le arkadaş oldu. Bir gün yaşlı komşu söyleşi sırasında Jarvis’e «İnsanlar doğar yaşar ölür. Bu bir doğa kanunudur.» dedi. Bu iki cümle Jarvis’i çok etkile*di. Ölümün de doğmak yaşamak gibi bir doğa olayı olduğunu düşündü. Ancak bu doğruyu bulmak Jarvis’in annesine olan sevgisini azaltmadı. Aradan geçen süre içinde ölüm sözcüğünün soğukluğu gitti. Yerine anne sevgisinin sıcaklığı geldi. Artık Jarvis annesini gözyaşları ile değil severek. anmaya başladı. Acıları azaldı. İçinde arı duru bir sevgi oluştu.

Aradan bir yıl geçti. Bu süre içinde Jarvis hemen her gün annesinin mezarına çiçekler götürdü. Jarvis’in annesinin ölüm yıldönümünde bütün arkadaşları eve geldi. O gün Jarvis arkadaşlarına :

— Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti «Dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim.» dedi.

Arkadaşları Jarvis’in önerisini çok beğendiler. Birlikte hemen kentin Belediye Başkanına gittiler. Başkan onları dinledi. Öneriyi içtenlikle benimsedi. Daha sonra bu öneri gazetelere yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.

Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı. Daha sonra bütün uygar ülkelerde kutlanmaya başlandı.

Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü gazetelerde annelerle ilgili yazılar anılar şiirler yayınlanır. Radyo ve televizyonda ana sevgisini konu eden konuşmalar yapılır. Türk Kadınlar Birliği’nin şubesi olan illerde yılın anneleri seçilir. Okullarımızda ayrıca Anneler Günü nedeniyle toplantılar düzenlenir. Bu toplantılarda okunan şiirler söylenen türküler şarkılar annelere armağan edilir. Filimler gösterilir. Sergiler düzenlenir.

Anneler Gününde annemize bir demet kır çiçeği armağan ederek bir güzel sözcükle yanağından öperek onu çok mutlu ederiz.

Reklamlar

Domuz Gribi H1N1

Domuz Gribi Nedir?
Domuz Gribi, İnfluenza A virüsünün neden olduğu ve domuzlarda salgınlara neden olan bir solunum hastalığıdır. Domuzlardan insanlara bulaşabilmektedir.
Belirtileri nelerdir?


Belirtiler normal insan gribi belirtilerine benzer ve
§ ateş,
§ öksürük,
§ boğaz ağrısı,
§ burun akıntısı,
§ vücut ağrıları,
§ baş ağrısı,
§ titreme halsizlik bazı vakalarda kusma ve ishal bildirilmiştir
geçmişte zatürre ve solunum yetmezliği gibi ciddi hastalık ve ölümlere neden olduğu bildirilmiştir.

İnsandan insana nasıl bulaşır?
Domuz Gribinin A/(H1N1), mevsimsel gribin bulaştığı gibi bulaşmakta olduğu düşünülmektedir. Kişiden kişiye genellikle öksürme, hapşırma gibi solunum yoluyla bulaşır. Bazen de hasta insanların ağız ve burunlarına temas etme yoluyla da bulaştığı bildirilmiştir. Hasta bir kişinin öksürüğü ya da hapşırığından çıkan damlacıkların masa gibi bir yüzeye temas etmesinin ardından başka bir kişinin bu masaya elle dokunması, ardından ellerini yıkamadan gözlerine, ağzına veya burnuna dokunması sonucu hastalık kişiden kişiye geçebilir. Hasta kişi, hastalık belirtileri görülmeden 1 gün önceden başlayarak; hastalandıktan sonraki 7 gün ve daha fazla gün boyunca bulaştırıcıdır. Bu da kişinin domuz gribi hastalığına yakalandığını daha henüz öğrenmemişken bulaştırıcı olduğunu göstermektedir. Çocuklar, özellikle küçük çocuklar, potansiyel olarak daha uzun süre bulaşıcı olabilir. Hastalığa yakalanmamak için ne yapmak gerekir?

İnsanlar için geliştirilmiş bir aşısı henüz yoktur. Hastalıktan korunmak için rutin önlemleri uygulamak gerekir.
Bu önlemler:

§ Öksürdüğünüzde ya da hapşırdığınızda ağzınızı ve burnunuzu bir kağıt mendille kapatınız. Kullandığınız mendili hemen çöpe atınız.
§ Öksürdükten veya hapşırdıktan sonra ellerinizi bol su ve sabunla yıkayınız. En az 15 ila 20 saniye yıkama önerilir. Alkolle temizleme de tercih edilebilir.
§ Ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmaktan kaçının. Çünkü virüs ellerinizle başka kişilerle tokalaşma yoluyla da bulaşabilmektedir.
§ Hasta kişilerle yakın temastan kaçının.
§ Genel sağlığınıza dikkat ediniz.
§ İyi uyuyun, fiziksel aktivitelerde bulunun, stresten kaçının, bol sıvı alın ve iyi beslenin
§ Bu hastalıkla kontamine olmuş olabilecek yüzeylere temas etmekten kaçının
.Seyahat eden kişilere DSÖ neler tavsiye etmektedir?
DSÖ uluslararası seyahatlerin kısıtlanmasını tavsiye etmemektedir. Her zaman olduğu gibi hasta olan kişilerin uluslararası yapacakları seyahatleri ertelemeleri ve uluslararası seyahat dönüşü hastalık belirtileri görülen kişilerin ise sağlık kurumlarına başvurmaları konularına dikkat etmeleri istenmektedir. Seyahat eden kişilere enfekte olma tehlikesine karşın kalabalık ve kapalı mekânlardan uzak durmaları ve akut solunum yolları enfeksiyonları olan insanlarla yakın temastan kaçınmaları tavsiye edilmektedir. Hasta olan kişilerle temastan sonra ve bu kişilerin bulundukları ortamlarla temastan sonra ellerin yıkanması hastalık riskini azaltacaktır. Ayrıca hasta insanlar hastalığın yayılmasını önleyici uygun davranışlar sergilemeye davet edilmektedir(Sağlıklı insanlardan uzak durmak, elleri yıkamak ve öksürükle/hapşırıkla bulaşmayı engellemek için kâğıt mendil ve maske kullanmak).


Tedavisi var mı?

Oseltamivir veya zanamivir kullanımı domuz gribinin önlenmesinde CDC tarafından tavsiye edilmektedir. İlaç kullanımı hastalığın seyrini hafifletmekte ve daha hızlı bir iyileşmeyi sağlayabilmektedir. Bunun yanı sıra ciddi komplikasyonların da gelişmesi engellenmiş olur. Antiviral ilaçlara, semptomların görülmeye başlamasından itibaren ilk 2 gün içinde başlanması gerekir.Çocuklarda acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:
§ hızlı nefes alma ya da solunum güçlüğü
§ mavimsi cilt rengi
§ yeterince sıvı alamama
§ uyanamama ya da uyaranlara cevap verememe
§ huzursuzluk
§ grip benzeri semptomlara ek olarak ateş ve şiddetli öksürük
§ döküntü
Yetişkinlerde acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:
§ solunum güçlüğü veya nefes darlığı
§ göğüs ya da karın içinde ağrı veya basınç
§ ani baş dönmesi
§ konfüzyon
§şiddetli bulantı ve kusma

Örgüt Sözcülüğünden İntihar Bombacılığına

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e bombalı saldırı düzenleyen Didem Akman taburcu edildi.

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e bombalı saldırı düzenleyen Didem Akman tedavi gördüğü hastaneden taburcu oldu. Emniyet Müdürlüğüne götürülen Akman sorguya alındı. Öte yandan saldırıyla ilgili 1 kişi daha gözaltına alındı.

D.A. BAKAN ŞAHİN’İ PROTESTO ETMİŞTİ

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e Bilkent Üniversitesi’nde bombalı eylem düzenleyen D.A’nın 5 Kasım 2007 tarihinde öğrencisi olduğu Ankara Üniversitesi’nde Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’i protesto ettiği ortaya çıktı. Canlı bomba D.A’nın o dönem protesto görüntüsü kameralar tarafından kaydedilmişti. D.A., karga-tulumba gözaltına alınmıştı.

[flv]http://videogaleri.samanyoluhaber.com/video/2009/4/29/5.flv[/flv]

Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e bombalı saldırı düzenleyen Didem Akman’ın yeni görüntüleri ortaya çıktı. Türk’e saldırı esnasında yaralanan canlı bomba eylemcisinin bir zamanlar sol örgütlerin kitlesel eylemlerinde elinde megafonla sözcülüğünü yaptığı belirlendi. Halen Atatürk Araştırma Hastanesi’nde tedavisi süren Didem A.’nın örgütlerin basın sözcüsü olarak Ankara’daki gösterilerde boy gösterdiği öğrenildi.

Bilkent Üniversitesi’nde dün canlı bomba olarak Türk’e yönelik eylem düzenleyen Didem A., fünyenin patlaması sonucu yaralanmıştı. Türk ise olaydan yara almadan kurtulmuştu. Yasadışı sol örgüt DHKP/C mensubu olarak bilinen Didem A.’nın, 2006, 2007 yıllarında aşırı sol örgütlerin Ankara’daki protesto gösterilerinde sözcülüğünü yaptığı, eline megafon alarak basın açıklamalarını okuduğu ortaya çıktı.

[flv]http://videogaleri.samanyoluhaber.com/video/2009/4/30/3.flv[/flv]

A.’nın, 2008 yılında dünya kadınları gününde yasadışı bir gösteride gözaltına alınmasının ardından Sincan Cezaevi’nde 8 ay tutuklu kaldığı ortaya çıktı. 8 aylık tutukluluk halinin ardından cezaevinden çıktıktan sonra örgütün militanı olan ve özellikle Anafartalar Çarşısı’ndaki canlı bomba eyleminin etkisinde kalan Didem A.’nın canlı bomba olmayı kabul ettiği öne sürüldü. Sol örgütlerin sözcüsü Didem A.’nın canlı bombaya dönüşmesinde örgütün özellikle cezaevi şartlarını öne sürerek bunun sorumlusu olarak da eski Bakan Türk’ü göstermelerinin etkili olduğu belirtildi.

Süper Zırhlı Araçlar

Kara Kuvvetleri Komutanlığı unsurları, süper zırhlı araçlarla takviye edilecek. Özel maksatlı taktik tekerlekli zırhlı araç ve silah taşıyıcı araç ihalesine 3 yerli firmadan teklif geldi.

FNSS Savunma Sistemleri A.Ş., Hema Endüstri A.Ş. ve Otokar Otobüs Karoseri Sanayii A.Ş. firmalarının teklif verdiği projeyle 336 özel maksatlı taktik tekerlekli zırhlı araç (ÖMTTZA) ile 1075 adet silah taşıyıcı araç (STA) alınacak.

İhaleyle, Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından taktik seviyede keşif gözetleme ve kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer (KBRN) keşif görevleri için ihtiyaç duyulan 336 adet ÖMTTZA’nın ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının envanterinde bulunan TOW, MILAN ve bomba atar silahları ile SSM tarafından orta menzilli tanksavar silahı (OMTAS) projesi kapsamında tedarik edilecek olan OMTAS’ların araç üzerinde kullanımını sağlayabilmek için 1075 adet STA’nın, ilgili dokümanların, entegre lojistik destek kapsamındaki gereksinimleri ve hizmetleri tedarik edilecek.

Savunma sanayi amaçlı programa alınan tedarik projelerinde dışa bağımlılığın azaltılması amacıyla üretimi yerli olanaklarla gerçekleştirilmesi öngörülen projeye, FNSS Savunma Sistemleri A.Ş., HEMA Endüstri A.Ş. ve Otokar Otobüs Karoseri Sanayii A.Ş. şirketleri teklif verdi.

ÖMTTZA projesi kapsamında 54 adet komuta aracı, 108 adet sensör aracı, 36 adet radar aracı, 108 adet destek aracı, 30 adet KBRN keşif aracı, STA projesi kapsamında, 344 adet MILAN taşıyıcı aracı, 229 adet bomba atar taşıyıcı aracı, 350 adet TOW taşıyıcı aracı, 152 adet OMTAS taşıyıcı aracı alınacak.

Proje, Savunma Sanayii Müsteşarlığınca (SSM), geçen yıl öncelikli tedarik programı kapsamına alınmıştı. Zırhlı araç tedarik projesinin finansmanının Savunma Sanayii Fonu kaynaklarından karşılanması planlanıyor.

12 Mayıs 2004 tarihli Bakanlar Kurulu kararına ve Ekim 2006-Haziran 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilen fizibilite çalışması sonuçlarına göre ÖMTTZA ve STA projeleri teklife çağrı dosyası alımı için BMC San. ve Tic. A.Ş., FNSS Savunma Sistemleri A.Ş., HEMA Endüstri A.Ş., Nurol Makina ve Sanayi A.Ş., Otokar Otobüs Karoseri Sanayii A.Ş., Uzel-Şınlak Savunma Sistemleri San. ve Tic. A.Ş. firmaları belirlenmişti.

Prison Break Dizisi Michael Scofield

Michael Scofield, Prison Break dizisindeki kurgusal bir karakterdir. Karakteri Wentworth Miller canlandırmaktadır. O ilk olarak Pilot bölümünde ağabeyi Lincoln Burrows’un (Dominic Purcell) bulunduğu hapishaneye girmek için banka soyarken karşımıza çıkıyor ve istediği oluyor. İlerleyen bölümlerde, Michael’ın Lincoln’ü ölüm cezasından kurtarmak için yaptığı kaçış planlarını gösteriyor. Her bölümde Michael ve Lincoln’e yer veriliyor.

8 Eylül 1978 yılında Toledo, Ohio’da [1] babası onları terk ettikten sonra dünyaya geldi. Michael Scofield annesinin kızlık soyadını [2]kullanmaktadır.Annesi öldükten sonra Lincoln O’nu koruması altına aldı. Ailesini kaybettikten sonra Lincoln Michael’ı suçtan uzak tutmak için çabaladı.Bazı bölümlerde Lincoln ve Michael arasındaki ilişki gösterilmektedir.Michael’ın, Lincoln’ü ölüm cezasından kurtarmak istemesindeki nedenlerden biride budur.

Michael başarılı bir öğrenciydi, Toledo, Ohio’daki “Morton East High School”‘u iyi bir dereceyle bitirdi. O, Şikago Loyola Üniversitesi’nde “Magna Cum Laude” bursuyla Fen Bilimleri Lisans’ı ve İnşaat Mühendisliği üzerine yüksek lisans yapmıştır. Yapı Mühendisi olarak Middletown, Şikago’da bulunan Maxwell ve Schaum firmasında işe başladı. [3]

İki kardeşin ve özellikle Michael Scofield’ın Fox River Eyalet Hapishanesi’nde kaçmak için hazırladığı plan ve kaçtıktan sonra izledikleri yol Prison Break dizisinin ana temasıdır. Ana karakter olan Michael Scofield dizinin bütün bölümlerinde karşımıza çıkmaktadır. Michael ve Lincoln dizinin ana karakterleridir, Michael özellikle ilk sezon Lincoln’den daha fazla görünür. Geçmişinden bazı olayların gösterildiği “English, Fitz or Percy”, “Brother’s Keeper”, “Disconnect” ve “The Killing Box” bölümlerinde genç Michael’ı Dylan Minette canlandırmaktadır.

1. Sezon

Michael Scofield, birinci sezonun her bölümünde yer almıştır.[4]

İlk sahnesi Michael’ın Fox River Eyalet Hapishanesi’ne girmeden önceki son hazırlıklarıyla başlar.Dövmeci Michael’ın dövmesini bitirir. İlk sezonda neye yer verileceği beliriyor.Fox River’a girebilmek için banka soyar, duruşmada suçunu kabul eder ve evine yakın olduğu için Fox River’a gönderilir. Michael 11 Nisan Salı günü işe başlar ve Lincoln’ü kurtarabilmek için tam olarak bir ayı vardır.[5] Orada bulunan mahkumların herbiri hakkında daha önceden bilgi sahibidir.

İlerleyen bölümlerde Michael, önüne çıkan zorluklara rağmen planını uygulamaya koyar. İlk onüç bölümde, Michael, Hapishaneden planladığı rotadan çıkmak için çaba gösterir. Kaçışa yardım etmesi için bir kaç kişi daha plana dahil olur: hücre arkadaşı Fernando Sucre (Amaury Nolasco) ona kazı için yardım eder, John Abruzzi (Peter Stormare) hapishane işkollarına girmesine yardımcı olur ve kaçıştan sonra uçak ayarlamakla yükümlüdür ve Charles Westmoreland (Muse Watson) “D. B. Cooper” olduğuna inanılan kişi kaçaklara finansal yönden yardım edecektir. Michael kaçış planının son noktası olan revire ulaşabilmek için 1. dereceden diyabet olduğu yalanını uydurmuştur ve sürekli insülin iğnesi olmaktadır.Dr. Sara Tancredi (Sarah Wayne Callies) ile aralarında bir ilişki başlamasıona izin verir. Sara, İllinois Valisi Frank Tancredi’nin (John Heard) kızıdır.

Michael ve Lincoln birinci sezonun ondördüncü bölümü olan “The Rat”‘de nadiran görünürler. Dizinin onaltıncı bölümünde “Brother’s Keeper” Michael ve Lincoln’nün Lincoln Fox River’a gelmeden 3 yıl önceki durumları gösterilir ve Michael’ın kardeşini neden terk ettiği gösterilir. Ve Michael’ın bu sürede kardeşini oradan kurtarmak için kendini feda etmesi ve bunun için ne kadar çaba sarf ettiği anlatılır.

Michael ve Sara’nın ilişkisine ondokuzuncu bölümde, “The Key”, çokça yer verilmiştir, Sara’dan revirin anahtarını çalması başarısızlıkla sonuçlanır. Sara O’nun revir gelip gitme nedenlerini ilerleyen bölümlerde anlamasına rağmen, Michael’ın kaçmasına yardımcı olmak için revirin kapısını açık bırakır. Sezonun sonunda, Michael diğer altı mahkumunda yardımlarıyla sonunda Lincoln’ü Fox River Eyalet Hapishanesi’nden kaçırmayı başarır.

2. Sezon

Dizinin bu sezonu, Michael, ağabeyi ve diğer kaçakların hikâyeleri ve onları takip edenlerden kaçmaya çalışmalarını anlatıyor. Hapishaneden uzaklaştıktan sonra, Michael ve Lincoln sezonun ilk yedi bölümde bir arada gösterilir. Michael ve Lincoln bereaber seyahate çıkar, diğer kaçaklar ise kendi bireysel amaçları için mücadele ederler. L.J.’yi duruşmadan önce ordan uzaklaştırmakta başarısız olunca, Westmorland’ın Utah’da sakladığı parayı almayı kararlaştırılar. Orada, diğer dört kaçakla buluşurlar: Sucre, C-Note, T-Bag ve Tweener.

Sezonun yedinci bölümünde “Buried” Lincoln ve Michael’ın yolları ayrılır, çünkü Lincoln hapiste bıraktığı oğlu L.J. ‘yi kurtarmayı kararlaştırır. Kaçaklar bir sonraki bölümde, “Dead Fall”, Westmoreland’ın parasını bulduktan sonra biribirlerinden ayrılırlar. “Dead Fall” bölümünde Michael Sucre’ye dostluğunu gösterir, Sucre bir kütüğe tutunmuş nehirde ilerlerken, Michael O’nun hayatını kurtarır. Sucre’de Michael’ı “Bolshoi Booze” bölümünde insan kaçakçılarının elinden kurtararak borcunu öder.

Ajan Alexander Mahone (William Fichtner) plan ile ilgili ele geçirdiği bilgileri gizlemektedir. Michael, “Unearthed” bölümünde düşmanlarına göz dağı vermektedir, bunlarla ilk defa “Rendezvous” bölümde karşılaşacaktır. Michael ve Sara Ajan Kellerman’nın (Paul Adelstein) Sara’yı serbest bırakmasından sonra bu sezon ilk defa aynı sahneyi bu bölümde paylaşırlar. Sezonun onbirinci ve on ikinci bölümlerinde Michael, Ağabeyi, babası ve Sucre bir araya gelirler. Ajan Mahone babasını yaraladıktan sonra Michael ve babası Aldo Burrows (Anthony Denison) tekrar bir araya gelir. Michael ve Lincoln komployu kuran “Şirket” (The Company) ile karşı karşıya gelmeyi kararlaştırılar, Sucre ile vedalaşırlar ve O Meksika’ya kaçar. Mahone’a kısa bir süre yakalanırlar, Michael ve Lincoln, Kellerman ile “The Killing Box” bölümünde kaçarlar.

Sonraki bölüm olan “John Doe” de Lincoln, Kellerman’nın komplodaki rolünü öğrenir, ve Terrence Steadman’nın yerini bildiği için onu öldürmekten vazgeçer. Kardeşler özel uçakla Kellerman’ı takip ederler, Kellerman Steadman’nın gizlendiği yer olan Blackfoot, Montana’ya gitmektedir. Kellerman Steadman’ı yakalar ve kardeşlerle bir motel odasında buluşur. Steadman, Lincoln’e Veronica’nın ölümünü hatırlatır. Michael ve Kellerman, Steadman’ı öldürmemesi için Lincoln’ü durdururlar, Steadman’nın yaşaması gereklidir çünkü Lincoln’ün tek şansı O’dur. Lincoln değişik bir tavır sergiler basını çağırması için Michael’ı zorlar, polisin Steadman’ı bulacağını umarak onlara yerini söyler. Kellerman için bu çok cüretkar bir tavırdır, bunun yerine Steadman’ı Washington’a götürmeyi teklif eder. Steadman, polisler oraya gelmeden hemen önce Kellerman’nın silahıyla intahar etmeye çalışır.

“The Message” bölümünde, Steadman’nın kendisine karşı gerçekleştirdiği başarısız ataktan sonra, Michael, Lincoln ve Kellerman rehin aldıkları kameraman ile birlikte TV sunucusunun arabasını çalarak uzaklaşırlar. Lincoln ‘nün kendini akalaması ve The Company’nin yaptıklarını açıklamak için kameramana 26 dakikalık kayıt yaptırırlar. Michael Sara’dan masum olduğuna dair özür dilemek için kendine açığa çıkarır ve Ajan Mahone fark eder. Bu kayıt medya ya gönderilir. Kellerman ve Michael, Ajan Mahone’nun Lincoln’nün görüntülerinin bulunduğu kaydı Başkan Renolds’a götürüyormuş gibi düşünmesini sağladılar. Ama gerçekte onlar Sara’nın yanına gitmekteydiler. Michael Akron, Ohio’da bulunan St. Thomas Hastesi’nde Sara ile buluşur. Eğer babasına ellerindeki komployu ortaya çıkaracak kanıtı ulaştırırsa herşeyin bir kaç gün içinde yoluna gireceğine dair söz verir.

“Chicago” bölümünde, Evansville, İndiana’da buluşan Michael ve Sara biririne sarılırlar.Sara, Kellerman’ı tanır ve Michael’a O’nun kendisine ne yaptığını söyler, Michael Kellerman’ı neredeyse boğacaktı. Michael, Sara, Lincoln ve Kellerman Şikago’ya gitmek için trene binerler. Sara’daki ipucunu sadece özel bir puro kulübünde kullanabilir. Michael, Sara’yı Kellerman’nın elinden kurtarır, ve tutkuyla öpüşürler.Sona adlı bölümde cinayet suçundan hapse düşer.

Karakterin Özelllikler

İlk sezon “Brother’s Keeper” bölümünde Michael gururlu ve başarılı biri olarak gösterilir. O erkek kardeşine eğilip bakar ve şöyle düşünür “asla iyilik yapma” (ne’er-do-well).Lincoln O’nun eğitimi çin 90000$ borç bulduktan sonra kardeşi hakkında farklı düşünmeye başlar. [6] Dizini yaratıcısı Paul Scheuring, kameraları farklı açılardan kullanarak oyuncuların performanslarını daha ön plana çıkardıkları söyledi.[6]Onlar suçu hissetti ve ailesine olan yükümlülükleri O’nun kardeşinin dosyasına bütün zamanını ayırması için neden teşkil etti. Lincoln’nün temyiz başvurusuda iptal edilince, Michael O’nu yasal yollardan dışarı çıkaramayacağını anladı ve meseleyi kendi yöntemleri ile çözmeyi ele aldı.

Michael Scofield’ın dövmesi

Klinik verilere göre düşük derecede içe kapanıklık mevcuttur, Michael, bir bilgiye ulaşmasına kimse engel olamaz, herhangi bir süreçte çok yönlü düşünebilir ve en ufak ayrıntıyı gözden kaçırmaz. bunların hepsi yüksek IQ ile olur, “Tweener” bölümünde bir psikiyatrın açıkladığı gibi, teorik olarak yaratıcı bir zekaya sahiptir.Yüzünde çocukça bir ifade barınmaktadır, Michael çok az kişisel değerler geliştirmiş; kendini aşırı derecede diğer insanlarla özdeşleştirmiştir ve diğer insanlara karşı daha özverili davranır. O diğerlerinin acılarını hisseder. Michael başkalarına karşı çok büyük fedakarlık gösterebilmeyi arzular.

Michael’ın içine kapanıklığı ve yüksek IQ’su dövmesine diğer insanların fark edemiyeceği bir şekilde planları yerleştirmiştir. Dört ay sonra , Michael’ın vücudunda hapishanenin planlarının bulunduğu dövme tamamdı, dövmesini gotik şekillerle süslemişti savaşan melekler ve şeytanlar. Dövmenin her bir parçası çok önemliydi. Dövmeyi yapanın Mahone’a Michael’ın dövmesi hakkında yaptığı yorumda “Nazi detayları” ve ” bazı ilginç bölümler” olduğunu belirtir.[7] O’nun göğsündeki dövmede şeytanın bir meleğin canını alışı resmedilmiştir. Fakat resmin içinde hapishanenin yeraltı tünelleri ve geçitleri gizli olarak resmedilmiştir. Arkasında melek kötü bir ruhu öldürürken resmedilmiş ve resmin üzerine doğru hapishanenin genel bir görünüşü gizlenmiş. Sol kolunda şeytan, sağ kolunda melek resmi ve anımsaması için ipuçları yazılmış (örneğin: kimyasal formül, telefon numarası, hapishanede ihtiyacı olduğu bazı isimler) [8] O’nun dehasını en iyi gösterdiği bölüm orijinal kaçış planının başarısızlıkal sonuçlandığı “The Rat” ve planı tekrar gözden geçirdiği ve sonunda kaçabildikleri “Go” bölümü, hücresindeki delik dışında nerdeyse hepsi doğaçlamaydı.

Birinci sezonun her bölümünde, Michael planını nasıl titizlikle hazırladığı ve uyguladı gösterilmektedir. İkinci sezonun ilk üç bölümünde Michael’ın planındaki karmaşıklığı gösterir. Önce Fox River’a hapsedilmesi, Michael, hapishaneden kaçış rotasını, O ve Ağabeyinin Abruzzi’nin uçağıyla izleyecekleri rotayı hazırlayışını. O’nun önceden Oswego’da sakladıklarını “Manhunt” bölümünde kullanır.

Michael kaçış planını hazırladıktan sonra planın güvenliği ve başka sorunlar çıkamaması için sesizliğini korur. “Allen” bölümünde John Abruzzi Otto Fibonacci’nin saklandığı yer hakkında daha fazla bilgi almak için Michael’ın iki ayak parmağını keser. Micheal bilgiyi vermemek için direnince Abruzzi’nin adamları O’na vururlar. Anlaşmaya göre Abruzzi’nin uçağına karşılık Fibonacci’nin adresini verecekti. “By the Skin and the Teeth” bölümünde Michael’ın sırtına yaptırdığı dövmede gizli olan bölüm ortaya çıkar. “J-Cat” bölümünde sırtındaki yanığın nasıl olduğunu söylemeyince hücre hapsi alır ve ona tanınan toleransı kaybeder. Bütün bu olanlar; ayak parmaklarının kesilmesi ve sırtındaki derin yanık, O’nun nasıl acıya katlandınğını gösteriyor. “J-Cat” bölümünde ayrıca herkesi deli olduğuna inandırmak için yumruğunu duvara vurmaktadır.

Michael ikinci sezonda üzülür ve suçunu itiraf eder. Sezonun ilk bölümünde Sucre Michael’ı rahatlatmak için “bunu yapmalıydın” der, Michael şöyle cevap verir ” yapmaktan hiç hoşlanmadım”. Onun hatalarını affetmesi için Sara’ya origaminin içine sakladığı mesajları gönderir ve onun hayatını değiştirmek istediğini söyler. İlk mesajında şöyle yazmaktadır “yaptığım herşey doğruları bulmak için”. “Buried” bölümünde T-Bag, Michael ve diğer kaçakları bir evde rehin alır, Michael Lincoln’e birşeyler söyler. Michael geçmişte yaptılarının yararını “Bolshoi Booze” bölümünde görür. Michael’ın zihninde abisi için yaptıkları canlanır. Sonra O günahlarının affedilmesi için kiliseye gider.

Karakterin Oluşturulması

Prison Break dizisinin yaratıcısı Paul Scheuring bu karakteri daha sonradan düşündü, fikir diğer yapımcı Francette Kelley’e ait. düşüncesin, kim kendini bir amaç için hapse attırmak isterki. Scheuring, o zaman, bu karakterin yapı mühendisi olması gerektiğini ve hapishanenin planlarını dövme olarak vüduna çizmesi gerektiği söyler. [9]

Wentworth Miller

Michael Scofield karakterini Wentworth Miller canlandırmaktadır. İlk sezonun bütün bölümlerinde yer almıştır, Miller karakteri canlandırırken negatif ve pozitif yüz ifadelerini bir arada kullandı. Miller ilk sezonda Altın Küre’ye aday gösterildi. The Washington Post değerlendirmesine göre Miller’ın canlandırdığı karakter “çok zalim” ve “oyuncunun herzaman çok iyi göründüğünü ve çevresini dikkatle takip ettiği ….”[4]

  1. ^ Hapishaneye girerken Bellick’in tuttuğu formdaPilot, Prison Break Sezon 1 Bölüm 1.
  2. ^ Paul Adelstein (Paul Kellerman)’nın konuşması, “Cute Poison“, Prison Break Sezon 1 Bölüm 4.
  3. ^ Michael Scofield biyografisi Fox Broadcasting Company.
  4. ^ a b‘Prison Break’: Sharpen Up Those SpoonsThe Washington Post. 29 Ağustos, 2005. Tekrarı 22 Ekim, 2005.
  5. ^ Gösterilen sahnede Michael, Henry Pope’un masasındaki takvime bakar ve sonra Abruzzi ile tartışır .Bu sırada Sara adındaki doktora aşıktır.Dizinin ilk bölümü.
  6. ^ a b Brother’s Keeper, Prison Break 1. Sezon DVD yorumu, Paul Scheuring ve oyuncular.
  7. ^ Sid’in konuşmaları (Michael’ın dövmecisi), “Manhunt“, Prison Break 2. Sezon 1. Bölüm.
  8. ^ Prison Break özellikleri – Michael Scofield’ın dövmesi. Fox Broadcasting Company.
  9. ^Inside Prison Break: Chain male” ‘Sydney Morning Herald’. 1 Şubat, 2006. Tekrarı 22 Ekim, 2006.

Kütahya’nın Müzik Kültürü

Kütahya, folklorik özellikleri bakımından tarihi ve kültürel mirasına paralel bir zenginliğe sahiptir. Antik çağda yaptıkları müzik yarışmalarıyla ünlü Frigler ile şairleri, edipleri, halk ozanlarını koruyan Germiyanoğulları ve bestekar padişahlarıyla ünlü Osmanlılar’ın şehzadeler şehri olan Kütahya, her alanda olduğu gibi musiki alanında da Türk sanat dünyasına önemli katkılarda bulunmuştur. Kütahyalı seyyah Evliya ÇELEBİ; seyahatnamesinin 9.cildinde Kütahya ile ilgili kısmında Germiyan beyi II.Yakup’un (1387/1429) çok iyi saz çaldığından ve Çöğür adı verilen sazın mucidi olduğundan bahseder.

Klasik Türk Musikisi : Kütahya Mevlevihanesinde yetişen bestekarlar Osmanlı Sarayında şehzadelere hocalık etmişler, Türk Musikisine değerli eserler kazandırmışlardır.

Ali Nutki Dede Efendi (1762-1804) Şevk-ü Tarab makamında Mevlevi Ayini, Abdulbaki Nasır Dede Efendi (1765-1821) III. Selim’in yanında bulunmuş ve yedi makam bulmuş, iki Mevlevi Ayini bestelemiş, Abdurrahim Künhi Dede Efendi (1769-1831) Hicaz makamında ayin bestelemiş olup, Kütahya’nın Sekiören Köyü’nden Ebubekir Dede’nin çocuklarıdır.
Kütahya Mevlevihanesi’nin Neyzenbaşı Saatçi Mustafa Efendi (1938) “İntizar-ı makdeminle nev bahar eyler Hulul” adlı Hisar buselik eserin bestekarıdır.
“Gittin, bu gidiş ölümden de beter” adlı Uşşak eserin güftesi Kütahyalı Kemani Fazıl Güvey’e aittir. Yaşayan Kütahyalılar; Neyzen Ahmet Yakupoğlu, Şemsettin Güvey, Neyzen, Tamburi Erhan Akalın, Ercüment Akalın, Yavuz Akalın, Yusuf Kayya, Mustafa Özoruç, Ümit Takma, Çiğdem Kırankaya, Nilüfer Özkan, bestekar, saz ve ses sanatçılarımızdır.Bunlardan bazıları TRT , Kültür ve Turizm Bakanlığı korolarındaki temsilcilerimizdir.
Günümüz Kütahya’sında Ahmet Yakupoğlu, Doğan Karaa, Emin Kavdır ve Tekin Uğurel yönetiminde Klasik Türk Müziği, Tasavvuf Müziği ve Türk Sanat Müziği dallarında dört topluluk çalışmalarını sürdürmektedir.
b-Halk Müziği : Arifi -Hacı Pesendi, Aşık Ömer, Dülgerin Hüseyin Ağa, Nuri Çavuş, Arabacı İbrahim Ağa, Hisarlı Ahmet, Terzi Sadık Türk, Ömer Kocaoğlu, Berber Kazım Baltaoğlu, Şevket Şentürk gibi sanatçılar, halk müziğimizin yüzlerce yıllık birikimini günümüze aktaran emeğin sahiplerinden birkaçıdır.
Mustafa SALÜN , Mesut TEZCAN ve Kudret KARAYİĞİT yönetiminde ki iki topluluklar Kütahya Türküleri ve Zeybek oyunları üzerindeki çalışmalarını sürdürmektedir. Eski Zeybek Oyuncuları Gemiş Rıza ve Fındık Hüseyin’in yanı sıra, Zeybek oyunlarını Mestan TURNA ve Selahattin Sezgin adlı ustalardan öğrenen Muammer TEZCAN, Ahmet ALPGİRAY ile Rıza TUNCAY ve Zafer BAYSAL’ın oyunlarının seyrine doyum olmaz.
Kütahya Türküleri, klasik Türk musikisi karakteristiğinde bir düzeye sahiptir ve makamsal özellikleri vardır. Örneğin; Ahmet Bey – Gerdaniye, Kütahya’nın Pınarları- Kürdi, A Hamamcı- Muhayyer, Hisar’dan İnmem Diyor- Kürdili – Hicaz, Havada Durna Sesi Gelir- Evç makamındadır.
Zeybek türündeki türkülerimiz, türkü dünyasında Ege Türküleri arasında yer almakta ve icrasının zorluğu nedeniyle Konservatuarlarda çoğunlukla sınav sorusu yapılmaktadır. Feracemin ucu sırma, Ben kendimi gül dibinde buldum, Yasemen dalını yar neden eymeli, havada durna sesi gelir bunlara örnektir.

Türlerine göre türkülerimizi beş bölüme ayırmak mümkündür: 1- Kına Türküleri (Tıpır tıpır yürürsün, Altın tas içinde gınam ezdiler, Yasemen Dalı, Gül Ezerler ) 2- Ahenk Türküleri ( Meşeden Gel, Portakalım, Öte Yakaya Geçelim) 3- Zeybek Türküleri ( Gar mı yağdı Kütahya’nın dağına, Ahmet beyin bir küheylan atı var, Sinanoğlu, Mustafam Gaşların Gare, Çatal Çam Başına Goydum Keseri) 4- Gurbet Türküleri İstanbul’un Gonakları Köşeli, Aydın’ın Meşeleri, Duman Vardır Güzel İzmir Başında, A İstanbul Sen Bir Han mısın ) 5- Seymen – Zeybek Geçiş Türküleri ( Mezar arasında, Hasıhlas başında).Deblek, cura, bağlama, zilli def, açık hava enstrümanları; davul, kaba zurna Kütahya ezgilerinin başlıca çalgılarıdır. En çok söylenen ve bilinen türkülerimizin başında Kütahya’nın Pınarları Akışır, Meşeden Gel, Hisardan İnmem Diyor, Mezar Arası, Hasılhas Başında, Gediz Pazarı, Elif Dedim, Feracemin Ucu Sırma, Karanfil Oylum Oylum, Ah Hamamcı gelmektedir. Yaşanmış olaylar, acı, keder ve sevinçlerden konusunu alan Kütahya Türkülerinin pek çoğu derlemeci ve icracı ünlü Hisarlı Ahmet (1908-1984) tarafından TRT Repertuarına kazandırılmıştır. Oğlu Mustafa Hisarlı, TRT İstanbul Radyosu saz sanatçısıdır. Halen Kütahya Türküleri ile Gelenekleri ,konusunda iki kitap hazırlayan derlemeci ve icracı Mustafa SALÜN’ün yanı sıra, Mesut TEZCAN, Metin KIYMIK, Süleyman ORUÇ, Zeynel SAĞ, Kütahya Türkülerini seslendiren yerel sanatçılarımızdır.

Güzel Bir Örnek: Mustafa SALÜN:  http://www.youtube.com/watch?v=It42CP1kvQk&feature=related

                        Mustafa HİSARLI : http://www.youtube.com/watch?v=X0zJmzrq3Fc

kaynak :  http://www.kutahyakulturturizm.gov.tr

Kütahya Tarihi ve Antik Çağın Eserleri

Kütahya, M.Ö. 3000 yıllarında kurulmuş medeniyetlerin ve kültürlerin harman olduğu Kütahyanın antik çağda ilk ev sahipleri Friglerdir. Kütahya daha sonra Roma, Bizans, Germiyanoğulları , Osmanlı egemenliğine girmiştir.

Kütahyada egemen olan bütün uygarlıklara ilişkin çok sayıda eser bulunmaktadır. Özellikle Frig Vadisi adı verilen ilin doğusundaki Türkmen Dağı eteklerindeki alan, bu eserler açısından çok zengindir.

Roma döneminde piskoposluk merkezi olan Kütahya’da bu döneme ait en önemli eser AIZANOI Antik Kentidir. Aizanoi, Anadolu ’nun en zengin antik kentlerinden birisidir. Dünyanın İlk Borsası Aizonai’de kurulmuştur.

Anadolu’da Türk Hakimiyeti başladığın da Kütahya ve çevresi Germiyanoğulları Beyliğine verilmiştir. Kütahya iki kez Germiyanoğulları Beyliğine başkentlik yapmış ve bu dönemde yapılan pek çok eser günümüze kadar ulaşmıştır. Kütahya ve çevresi Osmanlı Devletine Devlet Hatun’un çeyizi olarak verilmiş ve bu nedenle şehzadeler Şehri olarak anılmıştır.

Kütahya Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Anadolu Beylerbeyliği’ne merkezlik etmiştir. Osmanlı dönemi eserleri korunmuş haldedir.

Eski Uygarlıklar, Eski Kentler

Bodrum – Halikarnas Masoleumu

Pers Valisi Maussolosun Bodrrum – Halikarnassostaki mezarı dünyanın yedi harikası arasındadır. MAussolos M.Ö. 352de ölünce karısı Artemisia tarafından yapımına başlanmıştır. Mimarlar Pytheos ve Satyrustur. Skopas, Timotheos, Bryaris ve Leochares adlı ünlü heykeltraşlar birer cephesini çalışmışlardır. 60 x 80 m. boyutlarında ve 46m. yüksekliğinde olduğu belirlenmiştir. 9 x 11 sütunludur. Bazı parçaları Bodrum kalesinin yapımında kullanılmıştır. Mausoleuma ait parçalar XIX. yüzyılın ortalarında Londra British Museuma götürülmüştür.

Frig Vadisi

Dünya üzerinde önemli bir konumda bulunan Anadolu‘ nun, stratejik öneme sahip köprüsü konumundaki bir noktasında yer alan Anadolu’ nun kilidi Afyonkarahisar ili de coğrafi konumu nedeniyle Anadolu‘ yu yurt edinmiş birçok kavmin yerleşerek yaşamlarını sürdürdüğü, kendi kültürlerini yerel kültürlerle yoğurarak yeni kültürler ortaya çıkartıp medeniyetlerin gelişmesine katkıda bulunarak önem kazanmış ve bu önemi günümüze kadar kaybetmeden korumuştur.

Binlerce yıl önce insan zekası ve becerisinin birer göstergesi olarak inşa edilen ve dünyada eşi benzeri olmayan insanlığın ortak hafızası durumundaki kültür varlıkları ile doğanın mucizesi olan doğal varlıkların incelenmesi, insanlığa tanıtılarak kültürel kaynaşma yoluyla insanlığın barışına hizmet yolunda bir adım olması bakımından önemlidir.

Frigler‘ in Anadolu’ ya gelmelerinden binlerce yıl öncesinde, Çatalhöyük‘ te olduğu gibi Anadolu’ da filizlenmiş ve yeşermiş, dünya uygarlıklarının gelişmesine ve söylenilenlerin aksine ilham kaynağı ve örnek olmuş uygarlıklar yer almıştır. Bu uygarlıklarla birlikte Anadolu’ nun bereketini ifade edebilecek ve bereketle özdeş bir tanrıça olan Ana Tanrıça / Matar Kubile kültü oluşmuştur. Frigler ve diğer uygarlıklar da “bereket” in, yaşamın sürekliliği bakımından öneminin bilincinde olarak bu kültü devam ettirmişlerdir. Yaşamın sürekliliği için önemli olan verimli topraklar ve savunmaya uygun dağlık bölgelerin varlığı Frigler‘ in Afyonkarahisar ili ve çevresinde yerleşmelerine ve siyasal egemenliklerini yitirdikleri dönemde bile bin yılı aşkın bir süre kültür geliştirmelerine uygun ortam oluşturmuştur. Bu döneme ait kültür varlıklarının büyük bir kısmı zaman içerisinde gerek doğal gerekse kendini bilmez kişilerin tahribatları sonucunda yok olmuş ya da zarar görmüşlerdir.

Aizanoi Antik Kenti

Çini ve porselenleri dünyaca meşhur Kütahya, tarih boyunca pek çok ilke tanık olmuş. Dünyanın ilk antik borsası Çavdarhisar İlçesindeki Aizanoi’de kurulmuş, dünyadaki ilk toplu iş sözleşmesi 13 Temmuz 1766’da Kütahya’da imzalanmış, dünyadaki ilk ve tek çini müzesi yine Kütahya’da. Şehirin geçmişi M.Ö. 3000’li yıllara kadar uzanıyor. Kütahya’nın antik çağda ilk ev sahipleri Frigler. Friglerin ardından Roma, Bizans, Germiyanoğulları ve Osmanlı egemenliğine giren kentte bu uygarlıklardan günümüze kalan çok sayıda eser bulunuyor. Roma döneminde piskoposluk merkezi olan Kütahya’da bu döneme ait en önemli eser Aizanoi Antik Kenti. Zeus tapınakları içinde dünyada en iyi korunan tapınağın Aizanoi’de olduğunu belirtmekte fayda var. Ünlü gezgin Evliya Çelebi’de Kütahyalı.

Kütahya  Kalesi

 

Kütahya Kalesi antik devirlerden başlamak üzere yerleşmenin yer aldığı ve Kütahya şehrinin ilk kurulduğu yer olduğu tahmin edilen bu günkü şehre hakim tepe üzerinde bir iç kale, hisar ve Osmanlı devrinde aşağıdaki suyu da içine almak üzere eklenen üçüncü bir kısımdan meydana gelmektedir. Kale Roma, Bizans, Selçuklu ve Germiyanlı ve Osmanlı dönemlerinde iskan görmüş olmasına rağmen hiç bir döneme ait kitabe bulunamamaktadır.kaynak: http://www.kutahyakulturturizm.gov.tr

Kütahya Kalesi Evliya Çelebi’ ye göre 70 Burca sahiptir. Burçlar çok sık aralıklarla yerleştirilmiştir. Hatta iç kale tarafında adeta birbirine yapışık biçimde burçlar tespit etmek mümkündür. Tuğla hatlarının tuğla dizileri ve duvardaki sayıları bir örnek değildir. Bu durum burçların değişik dönemlerde değişik ustalar tarafından yenilenmesinden ileri geliyor olabilir.

Eski durumu hakkında bilgi bulunmamakla birlikte, kaynaklar kalenin son şeklinin Bizans döneminde aldığında birleşmektedir. Kale, garip bir şekilde bir çok yönden Diyarbakır Kalesi’ ne benzemektedir.

Kütahya Kalesinde iki çeşme, iki mescit ve Cumhuriyet yapısı olan bir döner gazino ve kır kahvesi mevcuttur. Kale camiinden hisar kahvesine giden dolambaçlı yol üzerinde iki çeşme kalıntısı vardır. Bunlardan birisi son yıllarda suyu kesik olan güzel bir çeşmedir. İki parça blok taştan yapılmış, sivri kemerli, devşirme çift sütunlu ve sade nişlidir. Diğer çeşme ise kaba taştan inşa edilmiş bir su yolu ağzıdır.

Kaledeki bir eser de orta hisar mescidi olarak da bilinen Kale-i Bala mescididir. 1377-1378 yıllarında Germiyanoğlu Süleyman Şah tarafından yaptırılmıştır. Kare planlı, düz çatılı, moloz ve kesme taş kullanılmıştır. Gördüğü onarımlar nedeniyle orjinal şeklini kaybetmiştir. Eski yapıdan bir duvar parçası, kesme taştan yapılmış bir minare kaidesi ile tuğladan yapılmış minare gövdesi (şerefeye kadar) kalmıştır.

Kalenin Osmanlılar tarafından yaptırıldığı bilinen aşağı Hisar (Kale-i Sagir) bölümünde de yine Osmanlılar tarafından yaptırılan altıgen planlı küçük bir mescit vardır. Kerpiç sıvalı olmasına rağmen tamamen tuğladan yapıldığı anlaşılmaktadır. Kütahya’ daki tamamen tuğlalı ender yapılardandır. Mescidin altı tamamen taşlardan yapılmış bir su tesisidir. Tabanı zamanla değişikliğe uğramıştır.

Aşağı Kale’ nin bu su tesisini bir kuşatmada susuz kalmamak için kalenin içine almak maksadı ile yapıldığı tahmin edilmektedir.

Aizanoi Antik Kenti

Aizanoi’nin ismi Zeus’un Su Perisi Erato ile efsanevi kral Arkas’ın birleşmesinden meydana gelen Frigyalıların öncülü Azan isimli mitoloji kahramanından kaynaklanmakta. Aizanoi antik kenti Frigya’ya bağlı yaşayan Aizanitislerin ana yerleşmeleriydi.

Zeus Tapınağının çevresinde yapılan kazılarda M.Ö. 3000 yıllarına ait yerleşme tabakaları çıkmış. Ancak kesin kentleşme bulgularına 1. yüzyılın sonlarına doğru rastlanılmakta.

Roma İmparatorluğu döneminde, tahıl, şarap ve yün üretimi sayesinde zenginleşmiş. Erken Bizans döneminde (M.S.395) Piskoposluk merkezi iken 7.yüzyıl’dan itibaren önemini yitirmiş. Selçuklu döneminde Çavdar Tatarları tarafından üs olarak kullanılmış (13.yy), bu yüzden Çavdarhisar adını almış.