Adımız Gurbetçi; Gönlümüz Simav

simav-gorunum2

Değerli Simavlilar:

Gurbetteki hemşehrilerimizin Simavla ilgili sorunu tek değil diye düşünüyorum. Gurbetciler Simav’a geldiklerinde ilk başta Simava olan özlemlerini gidermek, yakınlarını görmek istiyor. Bunun yanında Simav’da sıkılmamaları ve onlara daha fazla Simav’da tatillarini geçirtmek için neler yapılabilir sorusuna cevap vermeli Simav.

Ben ve diğer gurbetçi hemşehrilerimiz,  Simav’a geldiğimizde hep aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Bu yüzden birçok kişi “hiç bir değişiklik yok” deyip tatillerini erken bitirmekte. Böyle olunca da başta Simavlı esnafımız olmak üzere, gurbetci hemşehrilerimizden yararlanamamakta.

Özellikle gençlere yönelik organizasyonlar ve faliyetler, Simav Belediyemizce düzenlenecek olan halk konserleri; gurbetcilerimizin yogun oldugu dönemde, ailelere yönelik yine Belediyemizce Gölcüğe hafta sonları belli güzargahlardan belli saatlerde otobüs kaldırılması… Bunun yanında köylerimiz arasında ödüllü futbol müsabakaları düzenlenmesi… Tüm bunların gurbetçilerimizi daha fazla Simav’da tutacağını inanıyorum.

Sayın Belediye Başkanım Kazım Karahan umarım bu yazımı okur ve bizlere destek olur.

Saygılarımla,

Taner Yağız

Reklamlar

Ziyaettin Tokyay Kimdir ?

Sitemiz faal olduğundan beri sizlere buradan Simav ve Kütahya için çalışan-çabalayan bireyleri tanıtıyoruz. Bu kişiler yazar, devlet adamı, din adamı hatta hiçbir ünvanı bulunmayan bir vatandaş bile olabiliyor. Ama bizim asıl baktığımız insanların içindeki memlekete hizmet coşkusu. Bugün sizlere Şaphaneli Ziyaettin Tokyay’ı “kendi kaleminden” tanıtacağız. Kendisini “Gurbetçi Bağımsız Kütahya Milletvekili Adayı” olarak tanıtan Ziyaettin Bey’in hayat hikayesi gerçekten çok ilginç. 

tokyay1950 yılında Kütahya’nın Şaphane ilçesinde doğdum. İlköğretimimi İstanbul’da başlayarak Şaphane’de bitirdim.

Evliyim bir erkek 3 kizim var.

1973 Yılında Hollanda’ya gittim.

1976 yılında Hollanda’da bulunan Kütahyalılara mektup yazarak ilk fabrika kurma teşebbüsünde bulundum .

1983 yılında Hollanda’da bulunduğum şehirle Kütahya’mızı kardeş il yapma teşebbüsünde bulundum. Yine aynı yıl Kütahyalı müteşebbisleri bir araya getirip ilimizde fabrika kurmak için faaliyetlerde bulundum. Bastırdığım ilanın dağıtılmaması nedeniyle başarısız oldum. Yine 1983 yılında ilimizde termal seracılık fikrini ilk ben başlattım. Yine aynı yıl güneş enerjisinden elektrik üretmek için getirdiğim panellere bununla elektrik üretilmez diyerek teşebbüsümü engellediler. Bu konuda bireysel olarak yapmanın mümkün olmadığını anlayınca 1987 yılında refah partisi saflarına katıldım. 1991 seçimlerinde parti çalışmalarında ilimizde ilk defa FM mikrofonunu ben getirdim. Yine 1991 yılında meclisteki bir görüntü üzerine yazdığım yazıyı on iki tane parti başkanına yazarak protesto da bulundum. Yazdığım yazıyı TBMM’de okundu. 1993 yılında Turizm’e yönelik ilk pansiyonu ben açtım. 1995 yılında Başbakanlığa en layık kişinin Recep Tayyip Erdoğan dediğimde, o zaman bana kızan kişiler bugün ilimizde bu partinin belirli saflarında yer almaktadır. 1996 yılında Avrupa ülkelerinden iki çeşit çimento bir tane lodos estiğin hava akısını sağlayabilecek şekilde baca kapağı getirdim. Çimentoların özelliği harç karılırken kullanılan suyu sıcaklığına göre şekil değiştirmesidir.

1994 yılında yurt dışında bulunduğum şehrin a dan z ye bütün özelliklerini görüntüleyerek Destan TV de yayınlanmasını sağladım. Yine 1995 yılında bulunduğum ülkenin trafikle eğitim konusunda çektiğim görüntüleri Kütahya’nın sesi olmak ilkesini benimsemiş olan Destan Tv’ye vererek yeniden yayınladılar.

1996 yılında kangren olmuş ilimizin alt yapı sorunlarını çözmek için çizdiğim alt yapı projesi bir kişinin bilgi eksikliği yüzünden proje askıda kaldı. Aynı yıl kardeş şehir için müracaatımın yazısını Süleyman Canan tarafından aldım. Gitmesi gereken hediyeyi kendi cebimden alıp bulunduğum şehirdeki Belediye ve aynı zamanda Vali olan kişiye verdim. Tabi aradan on üç yıl geçince ilk müracaatı yaptığım kişi emekliğe ayrılması nedeniyle yeni Belediye Başkanı “bir yazı almak on üç yıl mı sürüyor” demesi beni utandırdı. ????????? seçimlerinde Milletvekili adayımızdan seçildiğinde ilimizin kalkınması için bir kişinin Kütahya’ya Vali olarak atanmasını istedim. Seçildikten sonra meclise gittiğimde verdiği sözü yerine getirmemenin ezikliği içinde odasından kaçtı.

2002 yılında AKP seçim çalışmalarına katılmak için yurtdışından özel olarak geldim. Vekillerimizle bazı yerleri gezebilmek içim özel araba kiraladım. Seçim akşamı seçimler bittiğinde bütün parti çalışanlarına ikramda bulundum. O zaman il başkanı olan Halil Toklu Beyden Milletvekillerini yemeğe götürüp ilimizin sorunları hakkında görüşmek isteğimi belirttim. Halil Toklu Bey “seçim yorgunluğu bittikten sonra konuşursunuz “ dedi. Bunu ben makul karşıladım.

2003 yılında şimdiki il başkanı Şükrü Nazlı’ya ilimizin kalkınması için acilen alınması gereken fikirleri söyledim. Bunları milletvekillerine iletmesini, Milletvekillerinde Bakanlara bildirmesini rica ettim. Bütün olan bir konuyu beşe bölerek Vekillerimize ayrı ayrı e-mail arak yazdım. Türkiye’ye her gelişimde kendilerini telefonla aradım. Yazılarıma cevap vermeyenler telefon görüşmelerinde istediğim randevulara birer bahane buldular.

Ben yirmi sene başkalarını meclise göndermek için ilimizin ilçelerini, köylerini, kasabalarını ve Kütahya’nın tüm sokaklarını defalarca kendi özel arabamla gezerek sizlerden oy istedim. Ben seçildikten sonra vatandaşını unutan vekil istemiyorum. Ben ilimizin sorunlarını hiçbir şeyden korkmadan ilimizin sorunlarını söyleyebilecek vekil istiyorum. Bu gücü kendimde gördüğümden beni meclise gönderin Milletin vekili nasıl olurmuş herkese göstereyim. Mecliste fikir üretmesini bilmeyen bir ana muhalefet varken Hükümetinin yapacağı her hayırlı işi engelleyen ana muhalefet ve yavru muhalefetler olduğu için hükümeti suçlamıyorum. Ama Kutahyamizdan beni meclise gonderirseniz ilimizin tum sorunlarini bilen genel baskanin karsisinda boyun bukmeyecek ilimizin hakkini soke soke alacak bir vekil gondermis olacaksiniz meclise